Halk TV’ye çıkması nedeniyle hem iktidar cenahından hem de muhalif kesimden çeşitli tepkiler alan Nihal Bengisu Karaca, Habertürk’te bugünkü köşesinde kendisine yöneltilen eleştirileri değerlendirdi.
Pelikan göndermesi: Devlet kurumlarıyla olan kavgaları gölgelensin diye yapıyorlar
İsmini ilk defa, dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nu hedef alan isimsiz bir bildiriyle duyuran Pelikan yapılanmasına da göndermede bulunan Karaca, yazısında “İktidarın bir çevresine ‘mideden bağlı’ ama devletin kurumlarıyla kavgalı malum “kuş isimli” lobinin ise aklı fikri zaten pastasında. Ortak istemedikleri için insanları damgalaya damgalaya uzaklaştırmak, kriminalize etmek onların görev tanımı, bunu devlet kurumlarıyla olan kavgaları gölgelensin diye de yapıyorlar” ifadelerine yer verdi.
Endişeli muhafazakarlar endişe etmekte haklıymış
Laik kesimden kendisine yönelten tepkiyi “Demek ki neymiş, endişeli muhafazakarlar endişe etmekte haklıymış” şeklinde değerlendiren Karaca, “Lakin kesin olan şudur ki, ülkenin Tayyip Erdoğan’ı desteklemiş insanlarına bu derece öfke duyan, “Başörtülüler varolsun ama temizlikçi olarak varolsun meşru kabul görmüş yorumcular olarak değil” kafası yaşayan, Kılıçdaroğlu’nun son derece haklı ve yerinde olan ‘helalleşme’ adımını bile hazmedemeyen kitleler mevcut rejimin can suyu” diye yazdı.
“Sen Erdoğan’a destek vermiştin, o yüzden yıkıl karşımdan” mantığıyla, ekonomiden şikayet eden gençlere “Çıkar telefonunu” diyen adamların mantığı arasında ne fark var?
Sizi Erdoğan var etmiştir
Karaca, yazısında ayrıca şu ifadeleri kullandı: “Maalesef bu ülkede başörtülü bir kadın yazar olmak böyle. Bir kitle Erdoğan’ı neden az destekledin ya da desteklemedin diye hesap sorar, çünkü onlara göre başka bir varoluş biçiminiz olamaz, sizi o var etmiştir. AK Parti iktidara gelmeseydi hala ikinci sınıf vatandaştın diye söze başlar ve herhangi bir bireysel tavrınız, kendi iradeniz olmaması gerektiğini ima eder. Gözünde çapak var demeye kalmaz dışlanır taşlanırsınız ki bunu yaşadım. İtiraz ederseniz hain dönek diye devam ederler ki bunu da yaşadım.”


