Son günlerde gündemin en çok konuşulan konularının başından gelen sığınmacılar ve düzensiz göçmenler farklı siyasi partileri de karşı karşıya getirmeye devam ediyor.
Geçtiğimiz gün KRT yayınında sığınmacılarla ilgili görüşlerini açıklayan Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan’ın sözleri partinin resmi sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılmış, paylaşıma Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan çok ağır bir yanıt gelmişti.
Gelecek Partisi’nin paylaşımını alıntılayan Özdağ, Davutoğlu’nun Türk kimliğine sahip olmadığını öne sürerek, Davutoğlu’nun Atatürk düşmanı olduğunu ve aynı zamanda ülkeyi sığınmacı merkezine çevirdiğini iddia etti.
Davutoğlu, Türk kimliğine sahip değil
Zafer Partisi lideri, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Gelecek Partili Serkan Özcan benim binlerce kez söylediğim şeyleri “Özdağ bunları söylese aynı fikirde oluruz” diyor. Davutoğlu Türk kimliğine sahip olmadığı için bu çok mümkün değil. Atatürk’e düşman olduğu için mümkün değil. Türkiye’yi sığınmacı merkezi yaptığı için mümkün değil”
Özcan’dan yanıt: Yerli Wilders’lere ihtiyacımız yok
Gelecek Partisi Serkan Özcan ise Özdağ’a cevabında, “Türkiye’nin yerli Wilders’lere ihtiyacı yok!” dedi.
Özcan, paylaşımında şunları yazdı:
Kullandığınız kışkırtıcı dil ülkemizin ve milletimizin birliği için tehdittir! İnsanımız hayat pahalılığı altında ezilirken gündemi değiştiriyor ve göçmen meselesinin aklı selimle çözülmesine manipülasyonlarınızla engel oluyorsunuz!
Nefret suçu!
Özdağ’ın paylaşımının nefret suçu içerdiğine dikkat çeken Gelecek Partisi Sözcüsü, sözlerine şöyle devam etti:
“Biz ülkenin huzurunun, siz ise çıkacak bir yangından nemalanmanın derdindesiniz! Milli kimliğine milletimizin şahit olduğu Sn. Davutoğlu’na ilişkin yazdıklarınız, düzeyinizi gösteren bir başka nefret suçudur! Kaldı ki bu topraklarda yaşayan her bir vatandaş bizim için eşittir!
Bu siyasetle kime hizmet ediyorsunuz?
Bilmediğiniz konularda ahkam kesmeyi bırakıp, “bu siyasetle kime hizmet ediyorsunuz?” onu açıklayın! Bütün çabalarınıza rağmen bu ülkeyi suhuletle ve güvenle seçime götürecek, şu yıkımdan istifade etme arayışındaki “karanlık odakların” pençesinden kurtaracağız.”


