AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal’ın istifası sonrası sosyal medyada tartışmalar alevlendi.
Konuya ilişkin gazetecilerden ve siyasilerden ardı ardına eleştiriler gelirken, istifada en büyük payın Bahçeli’ye ait olduğu görüşü öne çıktı.
Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca da Ünal’ın istifasıyla ilgili Twitter hesabından düşüncelerini paylaştı.
“Mahir Ünal’ın istifa ettirilmesi şaka gibi ama garip değil. Asıl garip olan Ünal’ın rejimin değiştiğini, artık iktidarın neo ittihatçı bir blok tarafından paylaşıldığını, bu blokun islamcı + sağ milliyetçi + kemalist ulusalcı ve uzantılarının ittifakından oluştuğunu görmemesi oldu” diyen Karaca, “Mahir Ünal kör noktada kalacak kadar yakın olduğu için rejimin baskıcı unsurlarından müsterih olabileceğini düşündü belli ki; beş on yıl önceki gibi rahatça Kemalizmi ya da kültür devrimini eleştirebileceğini bunun beş on yıl önceki gibi normal karşılanacağını zannetti” değerlendirmesini yaptı.
Kemal Tahir yapabilir, sen yapamazsın
Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Oysa o günler geçti. Artık inkılapları, sonuçlarını tartışmak ‘what if’ beyin fırtınaları yapmak önceden olduğu gibi entelektüel faaliyet kabul edilmiyor. Ahmet Hamdi Tanpınar, Kemal Tahir yapabilirdi ama bugün 21.yy’da sen yapamazsın. 12 Eylül’den bile geri durumdayız.”
Ne olmuştu?
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş 8. Uluslararası Kitap ve Kültür Fuarı'nda düzenlenen konferansta, “Tarihteki en sert kültürel devrim Türkiye’de yaşanmıştır. Mesela Fransız Devrimi, her şeyi yıkmıştır ama lügate dokunmamıştır. Yine en sert devrimlerden bir tanesi, Mao’nun Çin kültür devrimidir, lügate dokunmamıştır. Ama maalesef bir kültür devrimi olarak Cumhuriyet, bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi, hasılı bütün düşünme setlerimizi yok etmiştir” ifadelerini kullanmıştı.
Bahçeli ise “Bugünkü Türkçe’mizle düşünce oluşturamayacağımızı söylemek gerçekleri çarpıtmaktır, nesnel gelişmelere aykırıdır, dilimizi karalamaktır, nihayetinde özgüven eksikliğidir” sözleriyle Ünal’a sert tepki göstermişti.


