12.4 C
İstanbul
Cuma, Nisan 17, 2026

HAKLININ TARAFINDA

Nihal Bengisu Karaca’dan altılı masaya ‘kibarca’: Zaman kazanma stratejisi kaçak güreşe dönmesin

Habertürk yazarı, gazeteci Nihal Bengisu Karaca, bugün kaleme aldığı köşesinde 6'lı Masa'nın cumhurbaşkanı adayını açıklamayı geciktirmesinden Türkiye'deki siyasi çekişmelere kadar çeşitli konularda çarpıcı değerlendirmelere imza attığı bir yazı kaleme aldı

Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, bugün kaleme aldığı Ustabaşı belli olmayınca tadilat planı da havada kalıyor başlıklı yazısında, 6’lı Masa’nın cumhurbaşkanı adayı açıklamakta geç kaldığını savundu.

Haa, şunu anlıyorum. Muhtemeldir ki, masa sakinlerinin bu isim meselesinin etrafından dolanmaları aynı zamanda “Artık önemli olan ‘kim’ değil, ‘nasıl’ sorusudur” şeklinde bir mesaj verme kaygısı da içeriyor” diyen Karaca, endişe duyduğu noktayı ise şu sözlerle aktardı;

“İnşallah öyledir ama ben ismin hatta isimlerin netleşmemesinin altılı masayı son düzlükte duvara toslatacağından endişe edenlerdenim.”

Phillipe Patek saatlerine bakarak Cuma vakti bekleyen adamlar namaz kılanların da şarkı dinleyenlerin üzerine basıp geçiyor

Yazısında, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi atmosferi ‘tarihi eser statüsünde akıllı ev’ örneklendirmesiyle anlatan Karaca, şunları yazdı:

Bütün aksamı birbirine karışmış, rölöve edilmeden restore edildiği anlaşılmış, kolon kesilmiş, dışardan içerden saldırıya uğramış, kabloları yanmış, boruları patlak ama aynalar avizeler ışıl ışıl maşallah.

Müştemilatı gasp edilmiş, hem salavat getirip hem organ ticareti yapan yeni yeni tipler araya kaynak yapmış. Phillipe Patek saatlerine bakarak Cuma vakti bekleyen, arada bir de Mercedes’lerinin dikiz aynasında kendilerini süzüp ezan susmaz vatan bölünmez diye bağıran adamlar namaz kılanların da şarkı dinleyenlerin üzerine basıp geçiyor vs.…

Ortalığı b.k götürüyor ama en ciddi kavga “Duvarda kimin resmi asılı olacak?” kavgası

Karaca, Türkiye’deki kutuplaşmaya dair de çarpıcı örnekler vererek yazısında şu satırlara yer verdi:

Üzerine basılanlar da kah gerçekten ezan susmasın diye kah aslında zorbalıkla değil ‘onların zorbası’ ile sorunlu olduklarından tam olarak ne istediğini bilmez; gergin asabı bozuk halde yankı odalarında sürüklenip duruyor. Ortalığı b.k götürüyor ama bir bakıyorsunuz en ciddi kavga “Duvarda kimin resmi asılı olacak?” kavgası.

Altılı masaya ‘kitle psikolojisi’ uyarısı: Zaman kazanma stratejisi kaçak güreşme algısına dönmemeli

Karaca, altılı masanın söylem ve hamlelerine ilişkin ise şunları yazdı:

Altılı masa aslında böyle grotesk, saçma bir evi devralmayı ve masum olmasa da ‘mâzur’ sakinlerinin hizmetine tahsis etmeyi vadediyor. “Hem teknik, hem hukuk, hem iklim değişimi yapar ve bu evi yaşanılır hale getiririz” diyor. İddia bu.

Yani, ülke bu ev ise ve büyük bütçeli marka projelere imza atan bir müteahhit (tek adam) değil, işinin ehli tamir tadilat usta ekibi (kadro) gerekiyor fikrinde herkes mutabık ise, altılı masanın neden tek tek program yazmaya, komisyon oluşturmaya, mutabakat aramaya vakit harcadığı daha iyi anlaşılır.

Tamam.

İyi ama bir de kitle psikolojisi var, hatta müşteri psikolojisi var, üretilen içeriğin kendisine tercüme edilmesine gereksinimi var. Muhalefetin tabanının inanmaya duyduğu ihtiyaç var.

Dahası altılı masanın üzerinde mutabık kaldığı ilkelerin bir fiyatı var.

Fiyatı yani bedeli.

Cumhur İttifakı taraftarlarından istenmeyen ama muhalefetin tabanından beklenen.

Bedel her şeyi kullanım kılavuzuna uygun kullanmak. Yani hayatın her alanında her aşamada hukuka uygunluk. Bedel sadece kendi fikrine tapınmak değil başkalarının da fikrini savunmasına tahammül. Bedel ekonomik refahın arızi olarak düzelmesi de değil, sermaye sahibi ile sosyal yardım bağımlılarını ödüllendirip emeği ve çalışanı cezalandıran düzenin dönüşümü.

Ustabaşı kim abi?

Karaca, toplumda bir lider görme hevesinin olduğuna dikkat çekerek yazısını şöyle noktaladı:

Kimse “Heyecan yaratın” falan demiyor. “Hadi bizi zıplatın” diyen de yok. Ancak “Ustabaşı kim abi?” konusu aydınlığa kavuşmadan, dahası bu bir ‘kadro’ işiyse -ki öyle- rol dağılımı bilinmeden tamir-tadilat planı hakkında tutarlı ve bütünlüklü politika ve içerik üretmenin de yolu kalmıyor ve bu bir ‘sorun’. Zaman kazanma stratejisi kaçak güreşme algısına dönmemeli. Gecikiliyor.

Diğer Haberler

CEVAP VER

Yorum Yazabilirsiniz.
İsmini yazın

Sosyal Medya

0BeğenenlerBeğen
894TakipçiTakip
0AboneAbone
- Reklam -spot_img

Son Haberler