12.4 C
İstanbul
Cuma, Nisan 17, 2026

HAKLININ TARAFINDA

Memleket Partisi’nden iktidara ve muhalefete ‘başörtüsü’ tepkisi: Kadınların gerçek sorunlarıyla ilgilenin

Memleket Partisi Sözcüsü İpek Özkal, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak için partisinin genel merkezinde kameralar karşısına geçti

Gündeme dair açıklamalarda bulunan Memleket Partisi Sözcüsü İpek Özkal, Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın TSK’nın kimyasal silah kullandığını iddia etmesine “TSK’nin, Mehmetçiğin bu tip açıklamalara maruz bırakılmasını en sert şekilde kınıyoruz. Bu vatan topraklarında, şanlı Türk bayrağı altında yaşayan hiç kimse Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Mehmetçiğe dil uzatamaz, uzattırmayız” sözleriyle tepki gösterdi.

Şanlı ordumuza laf söyletmeyiz

Özkal, ayrıca Gelelim Türk Tabipler Birliği Başkanı’nın yaptığı TSK’nın kimyasal silah kullandığına ilişkin açıklamasına. Öncelikle Memleket Partisi olarak ilgili kişinin bu açıklamasını ve TSK’nin, Mehmetçiğin bu tip açıklamalara maruz bırakılmasını en sert şekilde kınıyoruz. Bu vatan topraklarında, şanlı Türk bayrağı altında yaşayan hiç kimse Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Mehmetçiğe dil uzatamaz, uzattırmayız ifadelerini kullandı.

Özkal’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

TSK’ya iftira atanlar tarafını seçmiştir

Türk askeri PKK, PYD, YPG terör örgütlerine karşı mücadele verirken, gencecik vatan evlatları şehit olup vatan toprağına düşerken TTB Başkanı’nın bu açıklamasına destek verenler şanlı Türk askerinin, şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış bu topraklarda bu açıklamaları yapmaya utanmıyorlar mı?  TSK’nın kimyasal silah kullandığı iddiası üzerine Türkiye’ye uluslararası gözlemcileri davet edenlerin, yaptıkları açıklamalarla uluslararası basına malzeme verenlerin Türkiye’nin ulusal toprak bütünlüğünü bozmak için nasıl bir oyun oynadığının farkında değiller mi? Aslında her şeyin farkındalar. Taraflarını da seçmişler!

Türkiye’de Atatürkçülerin bir partisi var: Memleket Partisi var!

Konuyu bilimsel olarak tartışalım diyenleredir sözümüz: Bize bilimsel tartışmanın ne olduğunu öğretmeyin! Elinizde delil olmadan, kanıt olmadan siz neyi bilimsel olarak tartışıyorsunuz? Uluslararası gözlemci davet edip mevzuyu uluslararası basının gündemine taşımak isteyenler. Orada durun!  TSK’yı nasıl bir tartışmanın içine çekmek istediğinizin farkındayız! İzin vermeyiz. Çünkü artık Türkiye’de gerçek Atatürkçülerin bir partisi vardır.

Memleket Partisi var! Biz ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ne şanlı ordumuza ne de Mehmetçiğimize söz söyletmeyiz.

Soma’dan Bartın’a bir şey değişmediğini görüyoruz

Bartın Amasra’da kaybettiğimiz madencilerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyoruz. Unutmadık, unutturmayacağız! Türkiye’de yaşanan 2014 Soma faciası bize madenlerde yeterince tedbir alınmadığını çok acı bir şekilde göstermişti. Ama görüyoruz ki o zamandan bu yana değişen bir şey olmamış, gereken dersler çıkarılmamış, yine tedbir alınmamış. Yaşanan patlamanın sebebi hala tespit edilebilmiş değil. Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu, toplantılara başlandı. Soruşturma da devam ediyor.

İşte 2022 yılında emekçiye verilen değer

Bu faciada emekçinin can güvenliğini, iş güvenliğini sağlamakla yükümlü olan iktidarın temel görevini yerine getiremediğini görüyoruz. Konunun bir boyutu bu. Diğer boyutu da, madencilerin çalıştığı bölgeye Yanık Tedavi Merkezi de yapılmamış. Yaşanan faciada yaralanan işçiler uçak ve ambulansla Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi’nin tedavi merkezine nakil edildi. Bir hastanın yolda gelirken kalbi durmuş, hastanede kalp masajı ile kalbi yeniden çalıştırılmış. İşte 2022 yılında emekçiye verilen değer.

Sorumsuzluk ve ihmal kaderle açıklanamaz

Sebebi kadermiş. Siz madende gereken önlemleri almayın, kontrolleri yapmayın, yanık tedavi merkezi inşa etmeyin sebebi kadere bağlayın. Bilimsel gerçekler kaderle açıklanmaz, işçi ölümleri kaderle açıklanmaz, sorumsuzluk, ihmal ve tedbirsizlik kaderle açıklanmaz. Tekrar söylüyorum; Unutmayacağız, unutturmayacağız! Açılan davaların da takipçisi olacağız!

Atatürk’ün Türkiye’sinde yaşayıp cumhuriyet değerlerini eleştiremezsiniz

Sırada AKP Grup Başkan Vekili tarafından yapılan o talihsiz açıklama var. Sözlerinin bağlamından koparıldığını ve yanlış anlaşıldığını söylüyor. Biz de sözlerini aynen okuyalım o zaman; “Mesela Fransız Devrimi her şeyi yıkmıştır ama lügate yani dile dokunmamıştır. Yine en sert devrimlerden bir tanesi Mao’nun Çin’de yaptığı kültürel devrimdir ve o da dile dokunmamıştır. Ama maalesef bir kültür devrimi olarak Cumhuriyet, bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi hasılı bütün düşünme setlerimizi yok etmiştir” Bu cümle hangi bağlamından koparılmıştır? Nasıl yanlış anlaşılmıştır?  Siz bugün bu topraklar üzerinde hiçbir devletin manda ve himayesi altında yaşamıyorsanız bunu Büyük Mustafa Kemal Atatürk’e, onun reformlarına ve Cumhuriyete borçlusunuz. Hem al bayrak altında Atatürk’ün Türkiye’sinde yaşayıp hem Cumhuriyetin değerlerini eleştiremezsiniz. Kavganız 20 yıldır bitmedi farkındayız. Ama bu sandıkta biteceksiniz, onun da farkındayız.

İktidar alevilerin inançlarını hiçe sayıyor

Gelelim seçim öncesi AKP’nin yaptığı bir düzenlemeye. TBMM Komisyonu’nda görüşülen Torba Kanun teklifinde Alevilik ile ilgili düzenlemeler “kültür” ifadesiyle kabul edildi. Alevi örgütlerinin “ifade”, “inanç” olarak değiştirilsin talebi kabul edilmedi, Alevi kurum temsilcilerinin görüşü alınmadı ve haklı olarak buna büyük tepkiler geldi. İktidarın Alevileri bir inanç topluluğu olarak değil, kültürel bir topluluk olarak gördüğü ve bu şekilde yeniden tanımlayarak, dizayn etmek istediği, kendi isteklerinin hiçe sayıldığını söylediler.

Cemevleri ibadethane statüsüne alınmalıdır

Peki biz ne diyoruz? Biz diyoruz ki; Cemevleri ibadethane statüsüne alınmalıdır. Doğrusu budur ve yapılacak olan her düzenlemede mutlaka Alevi kurumlarının görüşü alınmalıdır. Yapılan mevzuat Alevi vatandaşlarımızı mutlu etmemiş, aksine Alevilikle ilgili düzenlemeler “kültür” ifadesiyle kabul edildiği için büyük tepki almıştır. Bu yaklaşım tarzı 20 yıllık iktidarın zorlayıcı, baskı altına alıcı tarzının ta kendisidir!

Yapay gündemle asıl sorunların üstü örtüldü

Gelelim başörtüsü konusuna. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı artık Türkiye’nin gündeminde olmayan bir konuyu seçim odaklı olarak gündeme getirdi ve “başörtüsü serbestini yasal güvenceye alalım” dedi. AKP ise bunu Anayasal güvence altına alalım, referanduma gidelim dedi. Türkiye’de bitmiş olan bir sorun tekrar tartışılmaya başladı. 2022 yılında kadınların başörtüsü tekrar siyasetin, seçimin sıcak gündemi oldu. Ana muhalefet partisi kaldırılan İstanbul Sözleşmesi’ni değil, kapanmış bir konu olan başörtüsünü tekrar tartışılmasını sağladı. Yaratılan bu “yapay gündemle” kadınlara ilişkin asıl konuşulması gereken sorunların üstü örtüldü.

İktidar ve muhalefete mesaj: Kadınların gerçek sorunlarıyla ilgilenin

Öncelikle ana muhalefete şunu soralım. Son dönemde önerdiğiniz hangi kanun teklifi kanunlaştı? Hiçbiri. Peki o zaman bu önerinizin samimiyeti var mı? İktidar partisine de şunu soralım. Anayasa’yı değiştirmek için Meclisin 3/5 çoğunluğu gerekmez mi? Cumhur İttifakı ve Büyük Birlik Partisi’nin toplam oyu 337. Değişiklik için 400, referanduma gitmek için 360 milletvekilinin oyu lazım. Peki bu mümkün mü? Değil. O zaman bu sahte gündemle gerçek sorunların üstünü örtmekten vazgeçin! Geçin bunları. Kadınların gerçek sorunları; kadın cinayetidir, kadına şiddettir, azalan kadın istihdamı, değersizleştirilen kadın emeğidir, İstanbul Sözleşmesi’dir. İktidar ve muhalefete çağrımızdır. Var mısınız bunları tartışmaya?

İkinci bir KPSS soruşturması başlatacak mısınız?

Sırada 2022 KPSS var. İlki iptal edildi. Peki ya 18 Eylül’de yapılan ikinci KPSS? Her gün yüzlerce insan yazıyor, Twitter’da tagler açılıyor, sınava giren adaylar duyun sesimizi diye bağırıyorlar. Pek çok iddiaları var, CİMER’e şikayetler yapılmış. Bunların içinde en çok gündeme geleni poşetsiz kitapçıklar, cevap şıklarının korelasyonuna ilişkin iddialar, optik okumalarının yanlış olması, sınav başlama ve bitiş sürelerine uyulmaması ve daha pek çoğu. Yani yine şaibeli bir sınav olduğuna ilişkin pek çok iddia. Bu şaibelere cevap var mı? Yok! O zaman soralım: Susmaya devam mı edeceksiniz yoksa ikinci KPSS içinde bir soruşturma başlatacak mısınız? Sınavlara güveni yeniden nasıl tesis edeceksiniz?

2020 KPSS tamamen bir fiyasko

Gençleri mağdur ediyor, psikolojilerini bozuluyor ama en önemlisi gelecekleriyle oynuyorsunuz. Devlete, sınavlarına, verilerine olan güveni bitirdiniz, gençlerin hayallerini bitirdiniz.  Artık çok net. Yönetemiyorsunuz! Mağdur ettiğiniz öyle çok insan var ki. 2020 KPSS tamamen bir fiyasko! 2020 KPSS mağduru sağlık personeli Derya Hanım bize bir mektup yazmış. Diyor ki;  “Merhaba ben Derya. Yüksek KPSS puanları ile atanmayan binlerce sağlıkçıdan yalnızca biriyim. 2020 sağlıkçılar diyor ki; İktidar 85 bin istihdam projesini müjde şeklinde açıklayıp üstelik 3 ya da 4 hafta içinde atama yapıyor olacağız sözünü verip suskunluğunu neden koruyor? Bize verilen sözler neden tutulmuyor? Bizler 2020 KPSS’den yüksek puanlar almış, alanında uzmanlaşmış sağlıkçılarız. Puanlarımız yandı. Ne denli üzgün olduğumuzu anlatmaya kelimeler yetmez kifayetsiz kalır. Saha yorgun, halk hastanelerde randevu bulamıyor. Bizler sahaya can simidi olacak kişilerdik. Artık her şey için çok geç. Bizler bu yapılanı asla unutmayacağız. Sesimiz olur musunuz?”

İktidar gitmeden mağdurların sorunları çözülmez

Biz 2020 KPSS mağduru sağlıkçıların elbette sesi oluruz. Size yapılan haksızlığı her yerde haykırırız. Ama 20 yıllık bu iktidarın adaletsizliği bitmez. Onlar kulaklarını, gözlerini kapatmış sırça köşklerinde halktan uzak mutlu hayatlarına devam ediyorlar. Enflasyon, yoksulluk, hayat pahalılığı, işsizlik, geçim sıkıntısı onlara değmez. Çocukları, akrabaları, konu komşuları torpille atanmış. Liyakat nedir, adalet nedir bilmezler, anlamazlar. O yüzden bu iktidar gitmeden bu sorunlar bitmez.

Cumhuriyet meşalesini hep birlikte yakalım

O zaman tüm Türkiye’ye çağrımızdır. Gelin bu 20 yıllık iktidarı birlikte değiştirelim. Ampulü söndürelim, Türkiye’yi aydınlık yarınlara ulaştıracak Cumhuriyet meşalesini hep birlikte yakalım ve tüm Türkiye’yi aydınlık yarınlara kavuşturalım. Sözlerime son vermeden önce Memleket Partisi olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyor, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu vatan için toprağa düşmüş bütün şehitlerimizi saygıyla, minnetle anıyoruz. Yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

Diğer Haberler

CEVAP VER

Yorum Yazabilirsiniz.
İsmini yazın

Sosyal Medya

0BeğenenlerBeğen
894TakipçiTakip
0AboneAbone
- Reklam -spot_img

Son Haberler