Gazze’de devam eden soykırım karşısında devletlerin sessiz kalışına dikkati çeken Ramanlı, “Zalimlerin zulmü bütün insanlığı bir araya getirdi ama devletlerde yankı bulmadı” dedi.
Zalimlerin İslam coğrafyasında kol gezmesinin sebeplerine değinen Ramanlı, “Haseten İslam coğrafyasında bu kadar kargaşa ve huzursuzluk varsa, yeryüzünde zalimler kol geziyorsa bunda bizim de payımız var. Birbirimize kardeşlik elini uzatamadığımızdan, kol-kanat geremediğimizden dolayı bunlar oluyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de ırk, mezhep ve meşrep ihtilaflarını ortaya atanlara karşı HÜDA PAR’ın kucaklayıcı rolüne vurgu yapan Ramanalı, “İşte memleketimizde bu şekilde güçlerini sürdüler, zayıf bıraktılar. ‘Sen Kürt’sün’ diyerek ötekileştirdiler, ‘O Türk’tür, kardeşin değildir’ dediler ondan uzaklaştırdılar, Alevi-sünni diye bizi ayrıştırdılar, doğu-batılı diyerek birbirimize düşman ettiler. Konuştuğu dil hangi dil mezhebi-meşrebi ne olursa olsun Müslüman kardeşimizdir” dedi.
Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce memleketin hayrına çalışmaya devam edeceğiz
Konuşmasında 14 Mayıs seçimlerinde partisinin AK Parti listelerinden seçime girmesi sürecindeki söylemlere dikkat çeken Ramanlı, “AK Partiye ‘HÜDA PAR’la ittifak yapmayın, kaybettirir’ diyenler kaybetti, bize ‘AK Partiyle ittifak yapmayın, Cumhurbaşkanını desteklemeyin’ diyenler hezimete uğradı. Demek ki HÜDA PAR kaybettirmez, kazandırır. İnşallah kazandırmaya da devam edecektir. Kim ki bizi görmezden geliyorsa kendisi görünmez oluyor. 14 ve 28 Mayıs bunu çok net bir biçimde gösterdi. Mesele sadece seçim kazanmak değil, mesele seçim kazandıktan sonra bu memlekete ne katacağımız, neyi başaracağımızdır. İnşallah 4 vekille meclisteyiz ama sadece kendimizle değil rakiplerimizle de hayırda yarışmak istiyoruz” dedi.
HÜDA PAR’ın toplumun tüm kesimlerini kucakladığını, konuştuğu dil hangi dil, mezhebi-meşrebi ne olursa olsun Müslüman kardeşlerimiz olduğunu belirten Ramanlı, “Hepimiz Hazreti Adem’in çocuklarıyız, Rabbimizin yarattığı şerefli mahluklarız. Misyonumuzu birbirimize hatırlatmakla mükellefiz. Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce memleketin hayrına çalışmaya devam edeceğiz. Bizler, parçalanmış ve birbirine düşman edilmiş bir ümmet olarak bu insanlığın birer ferdiyiz. Haseten İslam coğrafyasında bu kadar kargaşa ve huzursuzluk varsa, yeryüzünde zalimler kol geziyorsa bunda bizim de payımız var. Birbirimize kardeşlik elini uzatamadığımızdan, kol-kanat geremediğimizden dolayı bunlar oluyor. İşte memleketimizde bu şekilde güçlerini sürdüler, zayıf bıraktılar. ‘Sen Kürt’sün’ diyerek ötekileştirdiler, ‘O Türk’tür, kardeşin değildir’ dediler ondan uzaklaştırdılar, Alevi-sünni diye bizi ayrıştırdılar, doğu-batılı diyerek birbirimize düşman ettiler. Konuştuğu dil hangi dil mezhebi-meşrebi ne olursa olsun Müslüman kardeşimizdir” dedi.
Bu İsrail-Hamas savaşıdır’ diyerek güçlerini bölmeye çalıştılar
7 Ekim’den bu yana Gazze’de yaşanan soykırıma da dikkat çeken Ramanlı, “Siyonist çete çocukları, bebekleri, kadınları gözünü kırpmadan parçalıyor. Okullarını bombalıyor, camilerini yıkıyor, hastanelerini paramparça ediyor, ambulanslarına varıncaya kadar araçlarını imha ediyor. Bütün bu olan bitene karşı 57 İslam ülkesinden doğru dürüst bir müdahale olmadı. Hatta bazıları sesini dahi etmiyor, mazlumdan yana bir duruş sergilemiyor. Bizler Müslümanlar olarak birlik ve dayanışma içerisinde olacağız da o siyonistler kardeşlerimizi katledecek, var mı böyle bir şey? Bizler bir olup birbirimize destek verebilseydik, vahdet içerisinde olabilseydik o siyonistler kardeşlerimizi bu zulmü yapabilirler miydi? Kesinlikle yapamazlardı.” dedi.
Zalimlerin zulmü bütün insanlığı bir araya getirdi ama devletlerde yankı bulmadı
Filistin davasının yalnızlaştırılmasına yönelik yapılan algı operasyonlarına da değinen Ramanlı, “Bu işi tahkim edebilmek için Kürtlere ve Türklere ‘bu israil-Arap savaşıdır, sizin burada işiniz yok’ dediler. Bu kez Araplara ‘bu sadece Filistin ile israil arasındaki bir savaştır’ dediler, küçültme yaptılar ve en son Filistinlilere ‘bu israil-Hamas savaşıdır’ diyerek güçlerini bölmeye çalıştılar. Fakat o kadar zalim bir şekilde Gazze’yi bombaladılar ki bırakın İslam dünyasını, Arapları bütün dünya tek yumruk oldu. Müslümanı-gayri müslimi, inananı-inanmayanı tüm halklar meydanlara döküldü. O zalimlerin zulmü bütün insanlığı bir araya getirdi ama maalesef o insanlığın vicdanı devletlerde yankı bulmadı. Ne bir devlet ne bir uluslararası kuruluş ne de Birleşmiş Milletler Gazzeli kardeşlerimiz için kınını dahi kıpırdatmadı. Yemenli kardeşlerimizi istisna olarak tutuyorum.” şeklinde konuştu.
Elinizden ne geliyorsa yapın, somut adımlar atın
Siyonist işgal rejimi ile ilişkilerin kesilmesi gerektiğine vurgu yapan Ramanlı, son olarak şunları kaydetti:
“Gazze mezalimi başladığından beri hükümete çağrı yapıyor ‘elinizden ne geliyorsa yapın, somut adımlar atın’ diyoruz. Cumhurbaşkanın da hükümetin de bizim kadar içinin yandığının farkındayız fakat içinin yanması bu zulmü söndürmeye yetmiyor, zalime zalim olduğunu haykırmak zulümden el çektirmiyor. O halde yapabileceğimiz kadarını yapmamız gerekiyor. Türkiye olarak çaresiz, kimsesiz bir ülke değiliz. Siyonistlerle ilişkilerimiz koparabilirdik, koparmadık; ticaretimiz askıya alabilirdik, almadık; kardeşlerimizi ekmeğe-suya muhtaç eden o zalimlerin gıdasını göndermeyebilirdik, yapmadık. Eğer zulmü durduracak bir gücümüz yoksa duamız vardır. Dua müminin silahıdır.”


