Biz kutuplaşmadan değil, kucaklaşmadan yanayız
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Son dönemde TOKİ’nin Ankara, İstanbul, Şanlıurfa, Bilecik, Bingöl ve daha pek çok ilimizdeki ihaleleri iptal olmuş. Müteahhit neyi taahhüt ettiğini bilir. Taahhüdünü yerine getiremeyen müteahhit, hesabını millete verir. Milletimiz merak etmesin. Müsterih olsun. Biz gelince tüm sosyal konut projelerini bitireceğiz. Daha fazlasını da yapacağız. Kimseyi dışlamamaya, garip gurebayı ev sahibi yapmaya kararlıyız. Biz bu kifayetsiz hayal tacirlerine pabuç bırakmayız” ifadelerini kullandı.
Öztrak, Kur Korumalı Mevduat için ödenen rakamın 76 milyar liraya ulaştığını belirtirken, “Bu ülkede faiz lobileri, en çok Erdoğan’ı sever’ diye boşuna demiyoruz, Erdoğan ağzına ne zaman ‘faiz’ lafını alsa, faiz lobileri abat olmuştur. Çünkü Erdoğan’ın fikri başka, zikri başkadır. Bunu en iyi faiz lobileri bilir. Hükümet bu yılın ilk sekiz ayında bütçeden 174 milyar lira faiz ödemesi yapmış” diye konuştu.
Öztrak, gündeme dair şu değerlendirmeleri yaptı:
Hem şehit emanetlerimizin hem de gazilerimizin sorunlarını çözmeye talibiz
“Dün Şanlıurfa Suruç’ta, bölücü teröristlerin hain saldırısında kahraman Mehmetçiğimiz İsmet Aybek şehit düştü. Şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabır, tüm milletimize başsağlığı diliyoruz.
Bugün Gaziler Günü… Atatürk’e ‘Gazi’ unvanı ve ‘Mareşal’ rütbesi verilmesinin de yıl dönümü. Başta büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ülkemizin birlik ve bütünlüğü için canını ortaya koymuş, büyük fedakârlıklar göstermiş tüm gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Tüm gazilerimizin, Gaziler Gününü kutluyoruz.
Şunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Biliyoruz; şehit yakınlarımıza, gazilerimize ne yapsak azdır. Ama CHP iktidarında, 18 Mart Şehitler Günü’nde şehit yakınlarına, 19 Eylül Gaziler Günü’nde malul gazilerimize birer maaş ikramiye verilmesini sağlayacağız. Ayrıca eğitimden, barınmaya, sağlıktan, istihdama kadar hem şehit emanetlerimizin hem de gazilerimizin sorunlarını çözmeye talibiz.
‘Faiz sebep, enflasyon netice’ safsatası en çok saray yandaşlarının batmış şirketlerine ve faiz lobilerine yaradı
‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ safsatasıyla enflasyonu şaha kaldıranlar milletin dişinden, tırnağından artırarak yaptığı tasarrufları elinden zorla aldı, gasp etti. Bunu ben demiyorum. Sarayın ağır vesayeti altında iş gören TÜİK’in rakamları diyor. Son bir yılda; üretici enflasyonu yüzde 144. Türkiye dünya şampiyonu. Aynı dönemde; mevduatın getirisi yüzde 16, Devlet İç Borçlanma kâğıtlarının getirisi yüzde 26, Borsa İstanbul’un getirisi yüzde 103, Euronun getirisi yüzde 83, Amerikan dolarının getirisi yüzde 112, altının getirisi yüzde 111. Tüm yatırım araçlarının getirisi, enflasyonun altında kalmış.
Tasarruf sahibi parasını hangi adrese yatırırsa yatırsın, enflasyon tasarrufunu kemirmiş. Yemiş, bitirmiş… Milletin alın terini, emeğini, yılların çabasını eritmiş. Şahsım yönetimi; milletin elindekini, avucundakini hiç ederken, saray sosyetesini, saray yandaşlarını ve faiz lobilerini abat etmiş. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir büyüklükteki serveti, vatandaşın cebinden almış, saray sosyetesine, sarayın yandaşlarına ve faiz lobilerine vermiş. Hep söylüyoruz, ‘Faiz sebep, enflasyon netice’ safsatası en çok saray yandaşlarının batmış, zombileşmiş şirketlerine ve faiz lobilerine yaradı. Bankaların kârı son bir yılda beşe katlandı. Geçen yıl temmuzda 40 milyar lira olan kâr, bu yıl 208 milyar liraya çıktı.
‘Bu ülkede faiz lobileri, en çok Erdoğan’ı sever’ diye boşuna demiyoruz, Erdoğan ağzına ne zaman ‘faiz’ lafını alsa, faiz lobileri abat olmuştur. Çünkü Erdoğan’ın fikri başka, zikri başkadır. Bunu en iyi faiz lobileri bilir. Hükümet bu yılın ilk sekiz ayında bütçeden 174 milyar lira faiz ödemesi yapmış. Yine Nebati Bakan’ın, ‘Milletin cebinden tek kuruş çıkmayacak’ dediği ‘Kur Korumalı Mevduat’ için milletin hazinesinden ödenen faiz ise 76 milyar lira olmuş. Sadece sekiz ayda bütçeden faiz için yapılan toplam ödeme 250 milyar lira.
Aşını, işini elinden alanın boynuna sandıkta çıngırağı geçirir
Ama aynı dönemde çiftçiye verilen destek, 25 milyar lirada kalmış. Faize verilenin onda biri. Halk Bankası eliyle esnafa verilen destek 6 milyar lira. Faize verilenin kırk iki de biri. Ne diyordu şair; ‘Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa…’ Tabi kurt demişken, Yaşar Kemal’in meşhur kurt hikâyesi akla geliyor. Anadolu’da kurtlar, sürüler için büyük beladır. Tüm sürüyü telef eder. Kurt dalmış sürü, bir daha iflah olmaz. Sürüsü telef olan köylü de kurdun peşini bırakmaz. Yolunu yordamını bilir. Kurdu mutlaka yakalar. Köylü yakaladığı kurda hiç işkence yapmaz. Boynuna bir çıngırak geçirir. Sırtını okşar ve kurdu salar. Kurt serbest kaldığı için başta çok sevinir. Ama boynunda çıngırakla oradan oraya koşarken bir daha hiçbir avını yakalayamaz. Yavaş yavaş açlıktan telef olup gider.
Anadolu ve Trakya köylüsünün, çiftçilerimizin feraseti yüksektir. Aşına, işine kan doğrayana nasıl davranacağını elbette çok iyi bilir. Aşını, işini elinden alanın boynuna sandıkta çıngırağı geçirir. Sırtını okşar ve geldiği yere gönderir. Tıpkı 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimlerinde olduğu gibi.
Küçük yatırımcının tasarrufu köpek balıklarına yem edildi
Yüksek enflasyon, spekülatörlerin, manipülatörlerin paradan para kazananların bayramıdır. Hele hele kuzunun, kurda teslim edildiği Saray rejiminde olan hep küçük yatırımcıya olur. Milletimizin tasarruflarını bugün enflasyonla gasp edenler, Borsa İstanbul’u da milletin soyulup, soğana çevrildiği bir gazino haline getirdiler. Borsadaki manipülasyonlara sadece seyirci kalmadılar, manipülatörlerin değirmenine de su taşıdılar. Ekonominin başındaki Bakan, bakanlığını bıraktı, yatırım danışmanlığına soyundu. Borsanın yükselişiyle böbürlendi. Kendine pay çıkardı. 11 Eylül’de Nebati Bakan küçük yatırımcıya sosyal medyada, ‘gel gel’ yaptı. Hemen ardından Borsa İstanbul tepetaklak aşağıya gitti.
Özellikle bazı kamu bankalarının, hisselerinin fiyatlarındaki dalgalanmalar; anormal demeyeceğim, anormalin de ötesi. Bu bankalar kiminle ilgili, kiminle ilişkili? Elbette Nebati Bakan ile. Nebati Bakan önce küçük yatırımcıya ‘Borsaya gel gel’ dedi. Piyasadaki köpek balıklarına ellerindeki kâğıtları yüksek kârlarla, küçük yatırımcılara satma ve kendilerini kurtarma imkânını sağladı. Kâr, köpek balıklarına giderken; zarar, küçük yatırımcıya yıkıldı. Kamu bankalarının hisselerinde yüzde 34’e varan kayıplar yaşandı. Küçük yatırımcının tasarrufu köpek balıklarına yem edildi. Millete bunun hesabını kim verecek. Bakan mı verecek, Borsa yöneticileri mi verecek?
Görevini yapmayan kurumların yöneticileri, bakanlar işbaşına geldiğimizde ciddi bir soruşturmadan geçecek
Bu manipülasyonun vadeli işlemler ayağında saraya yakın bir aracılık şirketinin rol oynadığı yazılıp çiziliyor. Peki, bu arada Sermaye Piyasası Kurulu ne yapıyor? Hiç. Sadece seyrediyor. Ne yazık ki, artık tuzun koktuğu günlerden geçiyoruz. Ama çok az kaldı. Başta Borsada küçük yatırımcıları silkeleyen ve himaye gören manipülatörler, görevini yapmayan kurumların yöneticileri, bakanlar işbaşına geldiğimizde ciddi bir soruşturmadan geçecek. Yapılanlar kimsenin yanına kâr kalmayacak.
Ülkeyi yöneten bu talan zihniyeti milletin sadece parasını, pulunu gasp etmedi. Milletin umutlarını da çaldı. Bir ev, bir araba almak artık hayal oldu. Merkez Bankası daha yeni açıkladı. Geçtiğimiz yılın Temmuz’undan bu Temmuz’a, konut fiyatlarındaki artış Türkiye genelinde yüzde 174, İstanbul’da ise yüzde 200 olmuş. Geçen yaz İstanbul’da 2 milyon liraya satılan ev bu yıl 6 milyon liraya satılıyor. Peki, memurun, işçinin, çiftçinin, esnafın geliri son bir yılda üç kat arttı mı? Elbette artmadı.
Biz, ‘dünyada mekân, ahirette iman’ diyen bir kültürden geliyoruz
Türkiye’de konut sahiplik oranı, Erdoğan’ın ucube tek adam rejiminin düğmesine bastığı 2014’ten bu yana sürekli geriliyor. Konut sahiplik oranı, 2014’te yüzde 61,1; 2020’de yüzde 57,9’a gerilemiş. Biz, ‘Dünyada mekân, ahirette iman’ diyen bir kültürden geliyoruz. Milletin ev sahibi olma umudunu elinden alan Erdoğan, şimdi tam da seçim öncesi suçunu örtmeye, milletimize umut pazarlamaya çalışıyor. ‘Bunlar metal yorgunu. Bu hükümetin beyin ölümü gerçekleşmiş. Tükenmişlik sendromu bünyeyi ele geçirmiş.’ Çoklu organ yetmezliği var.
“Taahhüdünü yerine getiremeyen müteahhit, hesabını millete verir
2019’da ‘her yıl 100 bin yeni sosyal konut projesi’ dediler. Bugün ‘5 yılda 500 bin yeni sosyal konut projesi’ diyorlar. Yani, ‘benim oğlum bina okur. Döner döner yine okur.’ Yapılacak evlerin sayısı bile aynı. Tek fark evlerin taksit tutarı. 2019 sonundaki projede; taksitler 894 liradan başlıyordu. Bu projede 2280 liradan başlıyor. Taksit neredeyse üçe katlanmış. Memleketi nereye getirdiklerinin göstergesi. Peki, 2019’da açıkladıkları proje nerede? Konutlar ne oldu? Herhalde ağaca çıktı. Ağaç nerede? Balta kesti. Balta nerede? Suya düştü. Su nerede? İnek içti. İnek nerede? Dağa kaçtı. Dağ nerede? Yandı, bitti, kül oldu… Tunceli milletvekilimiz açıkladı. 2019’daki proje kapsamında Tunceli’de yapılması gereken 329 konutun daha ne ihalesi ne de yer belirlemesi yapılmış.
İnşaat maliyetleri uçunca kimse TOKİ’den iş almak istememiş. Alan da işi yarım bırakmış. Son dönemde TOKİ’nin Ankara, İstanbul, Şanlıurfa, Bilecik, Bingöl ve daha pek çok ilimizdeki ihaleleri iptal olmuş. Müteahhit neyi taahhüt ettiğini bilir. Taahhüdünü yerine getiremeyen müteahhit, hesabını millete verir.
Kimseyi dışlamamaya, garip gurebayı ev sahibi yapmaya kararlıyız
Daha muhalefetteyken yönetime en fazla proje yaptıran Genel Başkan olarak, rekorlar kitabına giren Genel Başkan’ımız; burada da hükümete çözümü gösterdi. ‘Verilecekse, bu projelere Hazine Garantisi verilsin. Yeter ki vatandaşın işi görülsün. Biz bunu desteklemeye hazırız’ dedi. Akıl bizde, proje bizde ama sarayın bakanları reislerinden fırça yemekten korktukları için yine mızımaya başladılar. ‘Bizim projelerimizi çalıyorlar’ diyorlar, ter ter tepiniyorlar. Bürokratları suçluyorlar. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
Milletimiz merak etmesin. Müsterih olsun. Biz gelince tüm sosyal konut projelerini bitireceğiz. Daha fazlasını da yapacağız. Kimseyi dışlamamaya, garip gurebayı ev sahibi yapmaya kararlıyız. Biz bu kifayetsiz hayal tacirlerine pabuç bırakmayız.


