Gelecek Partisi Genel Sekreteri Hasan Seymen, geçtiğimiz günlerde içlerinde Gelecek Partisi’nin de bulunduğu birçok partiyi teröre destek vermekle suçlayan bir paylaşıma imza atan BPP Genel Başkanı Mustafa Destici hakkında suç duyurusunda bulundu.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, sosyal medya hesabından; Yeşil Sol Parti, CHP, HDP, İYİ Parti, TİP, Zafer Partisi, Saadet Partisi, TKP, Gelecek Partisi, EMEP, DEVA Partisi, EHP, DP, LPDP, Devrim Hareketi, TDP, HKP, TKP, AP, SMF, Doğru Parti, GAAP, TÖP, TSİP ve SOL Parti’nin logolarının yer aldığı bir görsel paylaşarak “Terörün tüm unsurlarına karşı topyekûn mücadele edilmelidir” şeklinde bir paylaşım yapmıştı.
Destici’nin bu paylaşımın ardından Gelecek Partisi Genel Sekreteri Hasan Seymen konuyu yargıya taşıdı. Seymen, partisi adına BBP lideri Destici hakkında hakaret suçlamasıyla suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusunda şu ifadeler yer aldı:
Paylaşımın altında görüleceği üzere 9,5 milyon kişi tarafından görüntülenmiştir.
Şüpheli Mustafa DESTİCİ; kamuoyuna mal olmuş bir kişiliktir, bir siyasi partinin genel başkanı olarak aktif siyaset yapmaktadır.
Yerel seçimlerin yaklaştığı bugünlerde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmak suretiyle Müvekkilin Genel Sekreterliğini yaptığı siyasi partiye zarar verecek nitelikte paylaşımlar yapması iyi niyetle ve ifade özgürlüğü ile açıklanamaz.
Hem şüphelinin tanınmış ve kamuya mal olmuş bir siyasetçi olması hem de paylaşımının en
yaygın olarak kullanılan sosyal medya platformunda yayınlanmış olması göz önünde
bulundurulduğunda suç fiilinden geniş kitlelerin bilgisi olduğu, böylece hem Gelecek Partisi’ne hem bu partinin üyesi ve Genel Sekreteri olan Müvekkilin şahsına zarar vermiştir.
Gelecek Partisi, kurulduğu günden itibaren çeşitli nefret içerikli saldırılara, baskılara ve
engellemelere maruz kalmaktadır. Hem Gelecek Partisi hem de saygıdeğer yöneticileri ve üyeleri sık sık medya ve sosyal medya üzerinden hakaret söylemlerine muhatap olmaktadır.
Müvekkil, halen Gelecek Partisi’nin üyesidir ve Genel Sekreter olarak görev yapmaktadır.
Müvekkilin ve Gelecek Partisi yöneticilerinin ve üyelerinin hiçbir terör örgütü ile ilişkisi
YOKTUR, hiçbir terör örgütü ile işbirliği içinde olmamışlardır.
Buna karşılık şüpheli Mustafa DESTİCİ; Gelecek Partisi’ni, üyelerini ve Müvekkili “Terör
örgütünün siyasi uzantılarıyla dirsek temasında olmakla, terör örgütü ile işbirliği yapmakla,
terör örgütü elebaşına selam göndermekle, birtakım menfaatler için mutabakat metinleri
imzalamakla terör örgütleri ile aynı adaya oy istemekle” itham etmiştir.
Şüphelinin suç teşkil eden bu fiili; Gelecek Partisi’nin diğer üyeleri ve yöneticileri gibi
Müvekkilin şeref ve haysiyetini, toplum içindeki itibarını, diğer fertler nezdindeki saygınlığını
olumsuz yönde etkileyecek niteliktedir.
Hakaret suçuyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki
itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığıdır. Bu nedenle söz konusu değerleri rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadında bulunmak veya soyut olarak sövmek hakaret suçunu oluşturur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 tarihli, 2008/4-170 Esas ve 2008/220 Karar sayılı kararında da; “hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığıdır.” şeklinde aynı değerlendirme yapılmıştır.
Benzer bir olay Anadolu Ajansına yönelik hakaret fiili iddiasıyla yaşanmıştır.
Anadolu Ajansı’nın çalışanlarına değil, bizzat AA’na yönelik hakaret fiili nedeniyle Sulh Ceza
Mahkemesi tarafından adli ceza verildiği, AA’nın resmi web sayfasında yayınladığı haberde
bildirilmiştir. Yine Anadolu Ajansına yönelik başka bir olayda kamuoyunun yakından tanıdığı 58 kişiye soruşturma açılmıştır.
Halbuki Anadolu Ajansı bir anonim şirkettir. AA’nın resmi web sayfasındaki tarihçe kısmında;
“Atatürk’ün, yakın bir arkadaş grubunu, Anadolu Ajansı’nı Batılı anlamda bir haber ajansı
kimliğine kavuşturmakla görevlendirmesiyle 1 Mart 1925’te “Anadolu Ajansı Türk Anonim
Şirketi” kuruldu. O tarihlerde, Batı ülkelerinde bile örneği görülmeyen böyle bir yapılanmayla Anadolu Ajansı, özerk statüye kavuştu” şeklinde açıklama mevcuttur.
Kamu kuruluşu olmayan, bir anonim şirket şeklinde tüzel kişiliği olan AA’nın çalışanlarına değil, bizzat tüzel kişiliğine yönelik olarak yapılan hakaret fiili hakkında adli yaptırım kararı verildiği anlaşılmaktadır.


