Konuşmasına “Gazi Mustafa Kemal’in vasiyeti olan, ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma mücadelesini, Milli Mücadele ruhuyla sürdürüyoruz” diyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dün ‘Gardırop Atatürkçüleri’, bugün de ‘Sosyal medya Atatürkçüleri’ olarak ifade edebileceğimiz kesimden çok çekmiştir” ifadelerini kullandı.
İsrail’in Gazze’deki katliamları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” Bütün dünyanın gözü önünde bir felaket, bir facia, bir insanlık suçu yaşanıyor. Henüz doğmamış bebeklerden masum çocuklara, mazlum kadınlara kadar on binlerce insanın yitip giden canlarının hesabı elbette sorulacak. Maşeri vicdanın sesinden de aldığımız güçle, Gazze halkının evlerini ve topraklarını terk etmeme iradesine sonuna kadar destek vereceğiz” şeklinde konuştu.
Erdoğan, “Vatanlarını, canlarını koruma mücadelesi veren Gazzeliler başta, tüm Filistin halkının can, mal güvenliği sağlanana kadar hakkı söylemekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Konuşmasında İsrail’e de Filistin’deki katliamları nedeniyle tepki gösteren Erdoğan, “Ülkemiz topraklarını da içeren vadedilmiş topraklar hezeyanıyla, nükleer silah kullanma tehditleriyle sabrımızı zorluyorlar” ifadelerini kullandı.
Enflasyonla mücadele
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enflasyonun yol açtığı hayat pahalılığını çözmekte kararlıyız. Refahı aşınan dar ve orta gelirli kesimlerin kayıplarını telafi etmek boynumuzun borcudur” diye konuştu.
Yargıdaki Can Atalay krizi
Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi arasındaki Can Atalay krizine de değinen Erdoğan, “Yargı kurumlarının kararları da tartışılabilir. Türkiye’de, yüksek mahkemeler dahil hiçbir organ, hiçbir kurum layüsel değildir, eleştirilemez değildir. Yargının iki kurumu arasındaki yetki tartışmasının çözüm yeri anayasadır, yasalardır. Ancak mevcut anayasamız ve yasalarımız, bu konuda yetersiz kalmaktadır” değerlendirmesini yaptı.
Yeni Anayasa vurgusu
“Darbecilerin bundan 41 sene önce Türkiye’ye biçtiği gömlek, yapılan 20’yi aşkın tadilata rağmen, 2023 Türkiye’sine artık dar gelmektedir” diyen Erdoğan, “Yeni anayasa meselesini ısrarla gündemde tutmamızın, günlük siyaset söylemi değil, hayati bir konu olduğu, bu vesileyle herhalde daha iyi anlaşılmıştır” ifadelerini kullandı.
Tekrar böyle bir tartışmanın yaşanmaması için elimizden geleni yapacağız
Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasındaki gerilime ilişkin olarak da konuşan Erdoğan, “Devletin başı olarak, kurumlarımız arasındaki görüş ayrılığının bir anayasa ve sistem krizi haline dönüşmesinin önüne geçecek adımları süratle atacağız. Hem yüksek yargı kurumlarımızın temsilcileriyle hem yetkinliği herkesçe kabul edilen hukukçularımızla görüşerek, meseleye bir hal yolu muhakkak bulacağız. Gerekirse anayasa ve yasa değişiklikleri dahil tüm yöntemleri kullanarak, tekrar böyle bir tartışmanın ortaya çıkmaması için gerekenleri yapacağız. Anayasa, ‘devlet başkanı’ sıfatıyla bize ‘devlet organlarının uyumlu çalışmasını temin’ görevi vermektedir. Biz bu tartışmada taraf değil hakem konumundayız” dedi.


