Davutoğlu, ”Deprem bölgelerine 100’e yakın tır gönderdik el koydular, depoya gönderdiler” dedi.
Depremden etkilenen 10 ilde ilk günden itibaren parti olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade eden Davutoğlu, görev yapmak isteyen sivil toplum kuruluş temsilcilerinin engellendiğini belirtti.
Davutoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Yardım tırlarımıza el konuyor
100’e yakın tır gönderdik bölgeye. Gönderiyoruz şehrin girişinde ve hiçbirinin üzerinde parti amblemi yok. En başından söyledim partinin ismi, amblemi, logosu olmayacak bugün insanlık günüdür. Hepimiz insanız, hepimiz vatandaşız o kadar başka parti yok. El koyuyorlar ne depoya gönderiyorlar. Ya onu yapacağınıza bakın sivil toplum kuruluşları tecrübelidir İHH diyeceksin ki geldiği zaman sen Elbistan bölgesi senin için ne bileyim başka bir kuruluşa Ahbaba Pazarcık ya da İslahiye senin veya Hatay senin insanlar zevkle gidecekler. Eşim dolayısıyla doktorların durumunu biliyorum o kadar çok müracaat geldi ki. Gönüllü olarak gitmek istiyoruz, yardımcı olur musunuz diye. Gönüllü olarak giden doktorları bile bulundukları yerlerden geri döndürdüler. İzniniz yok diye o zaman hemen bir sistem kur, çok zor değil ki Türkiye’nin doktorlarının verisi Sağlık Bakanlığı’nda var. Otur oraya ha bu gerçekten doktor mu yerini tespit et “sen şurada görevlisin” de.
Görev yapmak isteyenlerin önünü kapattılar, yağmacılar elini kolunu sallayarak dolaştı
Devlet önünü açacak, kapatmayacak gidip görev yapmak isteyenlerin önünü kapattılar talancılar, yağmacılar alanda elini kolunu sallayarak dolaştılar böyle devlet yönetimi olmaz. Ama devlet şeyleriyle böyle ful lüks şeyleriyle imkanlarıyla sahadalar. Ben hiçbir yerde bir iktidar mensubunu görmedim. Birinci derece sorumlusu Cumhurbaşkanıdır. Yani eksiklerin, aksaklığın, başarının da sorumlusu o başarısızlığın da. Kader tüm inancımız var ama bir süreçte başarıyı üstlenip de herhangi bir ihmali, yanlışı haşa Allahuteala’nın kaderine bağlarsanız olmaz.
Cumhurbaşkanı talimatı olmadan AFAD harekete geçemiyor
İktidarın afet yönetimini de eleştiren Davutoğlu, “Türkiye’nin afete müdahale kapasitesinin çok daralmış olduğunu gördük. Vatandaşın acısını paylaşmak yerine yönetenler çok uzun konvoylarla alana gittiler. Cumhurbaşkanı talimatı olmadan AFAD’ın harekete geçemeyeceği bir sistem var” dedi.
Enkazı kaldıracağım diye insan cesetleri parçalanacak
Enkaz kaldırma çalışmasının başlamasının yanlış olduğunu söyleyen Gelecek Partisi lideri, “Orada belki de hala canlar var nasıl enkaz kaldırıyorsunuz? Enkazı kaldıracağım diye insan cesetleri parçalanacak bu yanlış” uyarısında bulundu.
Bilal Erdoğan hangi ilmi vasfıyla İlim Yayma’nın başında
Ahmet Davutoğlu, “Kızılay’da benden sonraki başbakanın kızının, oğlunun, damadının ne işi var? Hangi nitelikleriyle Kızılay’ın üst düzey görevlerine geldiler? Çevre Şehircilik Bakanı’nın eniştesinin hangi niteliği vardı da hangi afet planlamasında çalıştı da AFAD’da genel müdürlüğe geldi? Bunlar bu kurumları arpalık gibi görüyorlar, zaten beni öfkelendiren şey bu. Bunlar devleti kendilerine verilen bir emanet gibi görmediler. Kendi mülkleri gibi gördüler. Kızılay, AFAD, sivil toplum kuruluşlarını mülk edindiler, her birine birer komiser atadı Erdoğan. İlim Yayma Vakfı en köklü kuruşlarımızdan, ne işi var Erdoğan’ın oğlunun İlim Yayma’nın başında. Hangi ilmi vasfı ile orada bulunuyor? sözleriyle devletteki nepotizme dikkat çekti.
Binali Yıldırım’ın çocuklarının Kızılay’ın başında ne işi var?
“Ne işi var Binali Yıldırım’ın çocuklarının Kızılay’ın başında?” diyen Davutoğlu şöyle devam etti:
“Hangi Kızılay faaliyeti dolayısıyla orada bulunuyor? Bir tanesi de değil. Gelini, oğlu, bütan akrabaları… Çünkü; orada rant var, statü var, milletin parasıyla saltanat sürmek var.
21 ay Başbakanlık yaptım ama elimde bir neşter, önümde çürütülmeye çalışılan bir devlet yapısı. Nereye el atsam, neşteri dokundursam görüyordum hastalığı. Siyasette bir yere gelen birisinin yaptığı ilk iş, benim oğlum, benim kızım benim akrabam nereye gelecek planlaması… Böyle bir durumda devlet yürür mü? ‘Ailenizi devletin içine sokmayın devleti düşünemezsiniz’ dedim ben bunlara… Ben o yüzden nepotizmi gündeme getirdim…”


