Antalya’da partisinin kurmaylarıyla bir araya gelen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, geçtiğimiz hafta 6 liderin Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem başlığıyla bir araya gelmesine yönelik eleştirilere cevap verdi.
Altı partinin kurduğu masayı, “Uyum, diyalog, iş birliği ve güven tablosu” olarak nitelendiren Gelecek Partisi lideri, “Karşımızda da bir 6’lı masa var. O 6’lı masa köşeli bir masa, yuvarlak bir masa değil. Herkesin birbirini iterek köşe kapmaya çalıştığı bir masa” dedi.
Bahçeli kapatıyor, Erdoğan açıyor
İktidarın da bir 6’lı masası olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, bu masada Bahçeli’nin ‘kapatma’, Erdoğan’ın ise açma görevi olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Sayın Bahçeli bir gün muhalif, ertesi gün iktidar. Bir gün halk bize muhalefet görevi verdi diyor. Ertesi gün Anayasa Mahkemesi’ni kapatmaya kadar her türlü kapatma işleminden o sorumlu. Yandaşa kredi açma işleminden, özel şirketlere özel muamele işinden Erdoğan sorumlu. Türkiye’deki kurumları kapatma işinden Bahçeli sorumlu. Biri açıyor biri kapatıyor.”
O taban bizim tabanımızdır
AK Parti tabanının kendi tabanları olduğu konusunda partisinin il başkanlarını uyaran Davutoğlu, “Bu bozulmayı onlara kızmadan, sabırla anlatacağız” diyerek şunları kaydetti:
“O 6’lı masada yolsuzluk, yoksulluk, yasaklarla mücadele deyip bütün bunları Türkiye’nin başına bela eden AK Parti yönetimi var. AK Parti kitlesini tenzih ederim. O taban bizim tabanımızdır.”
O masada Türkiye’yi 3 kez enkazın önüne getirmiş Bahçeli var
Konuşmasında MHP lideri Bahçeli’ye de yüklenen Ahmet Davutoğlu, “Hemen yanında ‘milli beka’ diye diye, Türkiye’yi üç kez büyük enkazın önüne getirmiş Bahçeli var. Erdoğan’a idam urganı atarak bir kriz makinesi gibi çalıştı şimdi de Türkiye’yi otoriter bir sistemine mahkum eden adımları attı. MHP kitlesini tenzih ederim.” diye konuştu.
Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Masanın üçüncü ayağında, hep dış mihraklarla anılmış, en yakın arkadaşları tarafından Atlantik ötesinin adamı diye suçlanmış, Uygur meselesi başta olmak üzere ne kadar milli meselemiz varsa onun karşısında tavır almış, 28 Şubat’ın ideoloğu Perinçek ve tayfası var. Masanın dördüncü ayağında, bu dönemde haksız yere zenginleşmiş, yolsuzluklara bulanmış, ihale ve kredi ayrıcalıklarıyla semirmiş ve özellikle son dönemde Erdoğan’ın özel teşvikleriyle artmış olan faizci sistem içinde rantiyeci bir zümre var. Masanın beşinci ayağında, 90’lı yıllarda Susurluk’la anılan sonraki dönemlerde unutulduğunu zannettiğimiz ama şimdi hemen her gün kah İstanbul’da, kah Kıbırs’ta, kokain ticaretiyle anılan, kara para aklamayla anılan bir grup var. Masanın altıncı ayağı ise dış mihraklar. Erdoğan kimden şikayet edecek şimdi? ABD’den şikayet edecekse ‘aptal olma’ mektubunu onlardan aldı.”
‘Dış mihrak’ bunları köle etmiş durumda
Erdoğan’ın bundan böyle ‘dış mihrak’ bahanesine sığınamayacağını da sözlerine ekleyen Gelecek Partisi lideri, şöyle konuştu:
“Masanın altıncı ayağı ise dış mihraklar. Erdoğan kimden şikayet edecek şimdi? ABD’den şikayet edecekse ‘aptal olma’ mektubunu onlardan aldı. Rusya’ya dış mihrak diyecekse Putin’in kapısında o bekledi. BAE’ye dış mihrak diyecekse, 15 Temmuz’un faili olduğunu iddia ettiği BAE ile en yakın dost olan o. İsrail’e dış mihrak diyecekse Cumhurbaşkanını Türkiye’ye getirebilmek için haftalardır telefon ediyor. Dış mihrak bunları belli zaaflarıyla köle etmiş durumda. Evet biz, Tam Bağımsız Türkiye diyoruz. Halkbank dosyalarıyla mal varlıklarıyla hesaba çekilen bir cumhurbaşkanı tarafından değil, onurla yönetilen bir ülke vaat ediyoruz.”
Masanın görünmeyen ayağı: İmralı
“Bunların görünmeyen, aslında mektupla görünen bir İmralı ayağı var. İstedikleri zaman Kürt vatandaşlarımızın hassasiyetlerini istismar eden, istemedikleri zaman Doğu’da 90’lı yılları aratacak şekilde helikopterden vatandaşlarımızın atılmasına gözlerini kapatan… İstedikleri zaman kendi köklerinin de Kürt olduğunu söyleyen (Binali Yıldırım) gibi, istemediği zaman da Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulması talebi karşısında mikrofonları eliyle iten bir anlayışa karşı… Biz Türkiye’de eşit vatandaşlık ilkesini herkese ayrımsız uygulanması için kararlı bir tutum sergiliyoruz.”


