Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ittifak görüşmeleri hakkında kendisi için “küçük felaket” ifadesi kullanan Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’a “Acaba bu sözleri Ahmet Davutoğlu Başbakan iken kullanmış olabilir miydi veya kullandığı sözler var idi ise o zamanki hangi güç parametreleri içinde kullanırdı?” diye yanıt verdi.
Davutoğlu, Ahmet Hakan’ın kendisine yönelik sözlerine ilişkin şunları söyledi:
“Sayın Ahmet Hakan’ın gazetecilik hayatındaki çizgi değişimlerine bakarsanız ben bütün eleştirilere saygı duyarım ama, bu kadar çok çizgi değiştirip iktidara göre bu kadar meyl etmiş kişinin, başkalarının felaketleri üzerine yorum yapması pek doğru değil. Dediğim gibi her gazeteci beni eleştirebilir, dediğim gibi, saygı duyarım.
Şu ana kadar hiçbir basın mensubuna gazeteciye niye beni eleştirdin diye soru sormadım ama, onların da nezakete özen göstermesi gerekir. Acaba bu sözleri Ahmet Davutoğlu Başbakan iken kullanmış olabilir miydi veya kullandığı sözler var idi ise o zamanki hangi güç parametreleri içinde kullanırdı? Bütün gazeteciler için bu geçerli bir sorudur. Beni özel hayatımla herkes tanır, benimle ilişkiye girenler de bilir, asla boy aynası veya bir kibir benim davranış kalıplarım içinde söz konusu değildir.
Ama herkes bilir ki ben girdiğim yola ciddiyetle girerim, biriyle yol yürüyeceksem samimiyet ve dürüstlük ararım. AK Parti’den ayrıldığımda bu samimiyet ve dürüstlüğü görmediğim için ayrılmıştım. Hayatta bu anlamda risk üstlenmekten hiç çekinmedim, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kendisinin genel başkanlık yaptığı bir partiden ayrılarak, ihraç edilerek, daha sonra ayrılarak o partideki en yakın arkadaşlarına karşı hakikati haykıran başka bir siyasi lider yoktur. Dolayısıyla, Sn. Akşener ve Sn. Kılıçdaroğlu’nu hafife almaktır bu ifadeler ve bu resmin doğurduğu rahatsızlıktır.
Bu resmin doğurduğu rahatsızlık Ahmet Hakan da bu şekilde tecelli eder, başkalarında başka şekillerde ama, biz Türkiye’nin geleceği için ön yargılı bakan herkesi bu birlikteliklerle rahatsız etmeye devam edeceğiz, bizim aramızda oluşabilecek güven hissinden kimsenin rahatsızlık duymaması gerekir.”


