Adalet Bakanı Bozdağ, Gelecek Partisi lideri Davutoğlu’nun, geçiş sürecindeki stratejik kararlarda cumhurbaşkanı yardımcılarının birlikte hareket edeceği yönündeki açıklamasına göndermede bulunarak ‘sivil darbe’ ifadesini kullandı.
Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Bakan Bozdağ, “Anayasa’ya rağmen Altılı Masa’dakilerin alacağı kararlar yürütme organına sivil darbe, Cumhurbaşkanı’nın eli, ayağının bağlanması olur” yorumunu yaptı.
Bozdağ, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Anayasaya göre: ‘Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun…kullanılır ve yerine getirilir”(M.8) ‘Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir'(M.104/1) “Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz”(M.6/3)
Kaldı ki Anayasa’da yürütme yetkisi ve görevinin devrine,ortak kullanımına ya da bölünmesine izin veren hiçbir hüküm de yoktur. Ayrıca Anayasa,kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisinin kullanılmasını ayrımsız herkes için açık ve tartışmasız yasaklamıştır.
Anayasa’nın bu açık hükümlerine rağmen altılı masadaki liderlerin alacağı kararlar veya yapacağı uygulamalar; fiilen Anayasanın kısmen ilgası, yürütme organına sivil darbe, Cumhurbaşkanına ait yetki ve görevlerin gasbı, Cumhurbaşkanının eli, ayağı ve ağzının bağlanması olur.”
Gelecek Partili Üstün: Erdoğan’ın tek adamlığına o kadar alışmışlar ki; istişareyi, ortak aklı unutmuşlar
Bakan Bozdağ’ın bu değerlendirmelerine yanıt Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün’den geldi.
SonSöz Medya’ya değerlendirmelerde bulunan Üstün, Bakan Bozdağ’ın paylaşımlarını “Erdoğan’ın tek adamlığına, otoriterliğine ve baskıcı rejimine o kadar alışmışlar ki artık demokrasiyi, istişareyi, ortak aklı unutmuşlar” şeklinde yorumlarken, “Sayın Bozdağ’ın değerlendirmeleri ne mevcut hukuk sistemimize ne evrensel yönetim anlayışına ne de kadim İslam yönetim anlayışına uygun düşmektedir” dedi.
Altılı Masa’nın önerdiği geçiş süreciyle ilgili çıkan ‘yetki karmaşası’ tartışmalarına ilişkin böyle bir durumun söz konusu olmadığının altını çizen Üstün, “Şu anda yasama ve yargının dışında yer alan yürütmeyi konuşuyoruz” ifadelerini kullandı.
1 No.lu kararname hatırlatması: Cumhurbaşkanı yürütmeyi yeniden dizayn etmiştir
“Bugünkü anayasaya göre yürütmeyi var etme, değiştirme, yeniden yapılandırma, ilga etme yetkisi cumhurbaşkanındadır” diyen Üstün, şu an yürürlükte olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin dahi istişare mekanizmalarını açık tuttuğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti:
“Nitekim sayın cumhurbaşkanı 1 no.lu kararname ile 2018 seçimlerinden sonra yürütmeyi yeniden dizayn etmiştir. Zaman zaman da 1 no.lu kararname ile yapılan değişikliklerle yeni kurumlar oluşturmuştur. Yürütmeyi şekillendiren 1 no.lu kararnamenin üçüncü fıkrasında Cumhurbaşkanının yetkilerinin yazılı olarak astlarına devredebileceği açıkça yazılmaktadır. 1 no.lu kararnameyi de düzenleyen Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’dır. Erdoğan’ın dahi yetkilerini paylaşmaya rıza gösterdiği bir ortamda akıllarını tek adama teslim etmiş olanlar bu duruma itiraz etmektedir”

Bunların rehabilitasyona ihtiyacı var
İktidara yakın çevrelerin emir komuta zincirinde siyaset yapmaya alıştıklarını ifade eden Ayhan Sefer Üstün, Bozdağ’ın açıklamalarından hareketle, “Oksijensiz bir ortamdan açık havaya çıkmış bir insanın oksijene alışamadığı gibi bunlar da demokratik düzene, ortak akla, istişareye, şuraya, birlikte yönetişime alışamıyorlar. Bunların demokratik bir idareci ve vatandaş olabilmeleri için kendilerini bir süre rehabilite etmeleri gerekecektir” yorumunu yaptı.
Şura suresi hatırlatması: Bunlar Allah tarafından peygambere verilen istişare emrinin, putlaştırdıkları liderler tarafından uygulanmasını dahi kabul edememektedir
Son olarak, Kur’an-ı Kerim’de dahi istişarenin öneminin anlatıldığına vurgu yapan Üstün, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu itirazları yapanlar aynı zamanda kendilerini muhafazakâr olarak lanse ederler. Bilmezler mi ki inandıkları dinin kitabında koskoca bir Şura suresi var. Allah, dünya işlerinde arkadaşlarınla istişareye devam et şeklinde peygamberine emir vermiştir. Bunlar peygambere verilen istişare emrini putlaştırdıkları liderler tarafından uygulanmasını dahi kabul edememektedirler. Bunlara sadece acımaktan başka yapılabilecek hiçbir şey yok artık.”
‘Sivil darbe’de Adalet Bakanlığı’nın rolü
4 Mayıs 2016 tarihinde dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun görevden el çektirilmesi sürecini de anımsatan Üstün, “Ayrıca bütün Türkiye seçilmiş başbakana yurt dışındayken arkasından nasıl sivil darbe yapıldığını ve bunun bir ayağının da adalet bakanlığında kotarıldığını gayet iyi bilmektedir” şeklinde sözlerini tamamladı.


