CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun başörtüsünü yasal güvence altına alma çağrısı sonrası Erdoğan’ın anayasa hamlesi siyasetin başlıca gündemini oluşturmaya devam ederken Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek, Başörtüsü yasağının her aşamasını yaşamış bir nesil adına ama en önemlisi de bu yasağın gerçek mağdurları onurlu kadınlarımız adına sizden istirham ediyorum. Bu momentumu kaçırmayınız! Kendisi için nice bedeller ödenen bir onur mücadelesinin sembolü olan başörtüsünü siyasi bir gol fırsatı olarak görmeyiniz. Siz bugün başörtüsünü siyasi bir gol fırsatı olarak görüp araçsallaştırırsanız bu tarihi fırsatı kaçırırsınız. Allah sunduğu imkanı değerlendirmek yerine nefsi hesap yapan fırsatçılara fırsat vermez” dedi.
Kamuda başörtüsü serbestisinin getirilmesi noktasında kendisinin de içinde bulunduğu AK Parti hükümetlerinin ciddi mücadeleler verdiğini anımsatan Gelecek Partisi lideri, “Bu yasak çetin mücadeleler sonrasında benim de içinde bulunduğum AK Parti hükümetleri döneminde kademeli bir şekilde yine fiili olarak kaldırılmıştır. Başta sayın Erdoğan olmak üzere bu yasağın kalkması konusunda birlikte mücadele ettiğimiz bütün siyasilere, aydınlara ve kanaat önderlerine teşekkürü bir borç biliyorum” derken, “Ancak, acı tecrübelerle biliyoruz ki ülkemizde pusuda bekleyen yasakçı zihniyet her an yeniden hortlayabilir ve fiili olarak başlatılan, fiili olarak kalkan yasağı tekrar fiili olarak getirmeye kalkabilir” uyarısında bulundu.
Erdoğan’a: Bu momentumu kaçırmayın!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Davutoğlu, şunları söyledi:
Sayın Cumhurbaşkanı, tarih toplumların ve liderlerin önüne zamanlıca değerlendirdiklerinde tarihe geçecekleri fırsatları altın tepsi içinde sunar. Erdemli ve hikmetli liderler bu fırsatları kendi nefsi ihtirasları ve kısa vadeli siyasi çıkarları için değil insanların genel yararı ve uzun dönemli kalıcı etkileri açısından değerlendirirler. Bu nedenledir ki, bu fırsatları oportünistçe kullanmak isterken zamanın momentumunu kaybederler. Başörtüsü yasağının her aşamasını yaşamış bir nesil adına ama en önemlisi de bu yasağın gerçek mağdurları onurlu kadınlarımız adına sizden istirham ediyorum. Bu momentumu kaçırmayınız!
Kazanımlarımızı kaybederiz korkusunu yayarak seçim kampanyası yürütmeyi planlarsanız bilin ki samimiyetini kaybetmiş bir siyasi mücadele kamu vicdanında bir karşılık bulamaz
Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Allah sunduğu imkanı değerlendirmek yerine nefsi hesap yapan fırsatçılara fırsat vermez. Bugün bu imkanı değerlendirmemeniz sebebiyle bu fırsat kaçarsa ve pusuda bekleyen yasakçı zihniyet ilerde bir imkan bulup bu yasağı tekrar hortlatırsa bundan zarar görecek nesillerin ağır vebali omuzlarınızda olur. Kazanımlarımızı kaybederiz korkusunu yayarak ve bu argüman üzerinden yaşanan yoksulluğu, yolsuzluğu ve yasakları örtmeye çalışarak seçim kampanyası yürütmeyi planlarsanız bilin ki samimiyetini kaybetmiş bir siyasi mücadele kamu vicdanında bir karşılık bulamaz.”
Ahmet Davutoğlu, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
Ne mi yapmalıyız?
Birincisi, başörtüsü özgürlüğünü anayasal teminat altına alacak teklifi tek başına ve kendi içinde tutarlı bir şekilde gündeme getiriniz ve en kısa sürede bütün partilerin tam bir mutabakatı ile anayasa değişikliğini TBMM’nden geçirmeyi hedefleyiniz.
Hepimizin en büyük değeri olan aileyi koruma ile ilgili düzenlemeyi de, yine bir insan hakları meselesi olan Alevi vatandaşlarımız ile ilgili düzenlemeyi de ayrı ayrı TBMM’ne getirin. Onlara da hep beraber en güçlü desteği verelim.
Cumhuriyetimizin 100. Yılına girerken bütün meselelerimizi birer birer geride bırakalım ve bu işin öncülüğünü yapma şerefi size ait olsun. Bu tarihi fırsatı farklı düzenlemeleri bir araya getirmek dolayısıyla detayda ortaya çıkabilecek tartışmalara ve görüş ayrılıklarına kurban etmeyelim.
İkincisi, kimileri kimyasal silahlar da kullanarak yüzbinlerce insanı katleden milyonlarca insanı süren, kimilerini 15 Temmuz darbesinin faili kimilerini terörist devlet terörü uygulamakla itham edip hiçbir zaman konuşmayacağınızı ilan ettiğiniz yabancı liderlere uzattığınız elinizi farklı siyasi görüşlere sahip olmakla birlikte aynı bayrağın altında aynı ülkenin vatandaşları olarak yaşayan siyasi liderlere de uzatınız ve bu konuyu kendileri ile müzakere ederek tam bir mutabakat ile çözmek üzere görüşmeye davet ediniz.
Böyle bir adımdan hiçbir şey kaybetmezsiniz; aksine toplumsal barışa katkınız ve öncülüğünüz dolayısıyla en muhalifleriniz tarafından bile takdir edilirsiniz.
Aksine, sizden farklı düşünen liderleri alaya alan ve bu can yakan meseleyi bir futbol maçına indirgeyen istihzai bir tutum size yakışmadığı gibi toplumun vicdanında da karşılık bulmaz.
Kılıçdaroğlu’na destek, AK Parti’ye çağrı
Davutoğlu, şöyle devam etti:
“Sayın Kılıçdaroğlu’nu geçmişteki söz ve eylemleri üzerinden mahkum etmeye kalkmanız da inandığımız değerler açısından doğru değildir.
Yaşanan tecrübelerden ders alarak tutum ve görüş değiştirmek bir zaaf değil bir erdemdir.
Öyle olmasaydı Hz. Mevlana “dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” der miydi?
İşte, son yıllarda gördüğüm bütün baskıları, hakaretleri ve provokasyonları bir kenara bırakarak ve nefsimi bir kez daha ayaklar altına alarak on yıllarca bu sorunun acısını yaşamış onurlu kızlarımız ve kadınlarımız adına sizden bu konuyu ele almak üzere kamuoyuna açık bir şekilde randevu talebinde bulunuyorum.”


