26.9 C
İstanbul
Pazar, Haziran 16, 2024

HAKLININ TARAFINDA

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dan kur değerlendirmesi: Bütçe giderini artırırken, bütçe gelirini de olumlu etkiliyor

Cumhurbaşkanlığı’nın 2022 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşüldü. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve hükûmetinin daima sokaklarda, vatandaşın içinde olduğunu savunan Oktay, “Biz hiçbir zaman milletimizden, hiçbir kesimden kopmadık, bugünden sonra da kopmayız” dedi. 

Kurdaki yükseliş bütçe giderini artırırken, bütçe gelirini de olumlu etkiliyor

Ekonomimizin 2022 yılında yüzde 5 büyüyeceğini öngörüyoruz. Bu çerçevede kalkınma hedeflerimize kararlı bir biçimde bağlıyız. Benzer şekilde bütçe hedeflerimiz de halen dimdik ayaktadır.

Bütçe hedeflerimizi sadece döviz kuruna indirgeyerek politika geliştiriyor değiliz. Bu dar perspektif hayatın olağan akışına aykırıdır.

Döviz kurlarındaki yükseliş, bazı bütçe giderlerinde artışa neden olurken aynı zamanda bütçe gelirlerini de olumlu yönde etkilemektedir. Bu çerçevede, toplam bütçe dengesine bakıldığında bu etki sınırlı ve yönetilebilir düzeydedir.

Görüşmelerde, sahip olunan olumlu makroekonomik göstergelere, bütçe disiplinine, ihracat rekorlarına, iyileşen cari dengeye, sanayi üretimi performansına ve güçlü büyüme rakamlarına rağmen ekonomiye yönelik tamamen reddiyeye dayanan eleştiriler var. 2020 ve 2021 tüm dünyada salgının ekonomik etkilerinin oldukça yüksek seyrettiği yıllar oldu. Ekonomilerin sarsıldığı, küresel hasılanın ve ticaretin olumsuz etkilendiği bu dönemi, ekonomimiz alınan tedbirler sayesinde birçok gösterge açısından pozitife döndürmeyi başarabildi. Tüm gün tamamen negatif bir yaklaşım kullanarak eleştiriler yapıldı. Biraz da pozitif bir yaklaşımla bazı göstergelere bakalım. 2020 yılında yüzde 1,8’lik büyüme ile G20 ülkeleri arasında Çin’le birlikte büyüme sağlayabilen iki ülkeden birisi olduk. 2021 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7,2, ikinci çeyreğinde ise yüzde 21,7 büyüme sağladık. Büyüme rakamları açısından altını önemle çizmemiz gereken husus ise net ihracatın ve sanayi üretimimizin ekonomik büyümeye sağladığı katkılardır ki bu da ekonomimizin nitelikli bir büyüme sürecinde olduğunu göstermektedir. Büyümenin yanı sıra dış ticaret ve cari işlemler dengesi açısından da önemli başarıların sağlandığı bir dönem yaşıyoruz.

Türk ekonomisi “sadece yüksek cari açık vererek büyüme sağlayabilme sarmalı”nı kırma noktasında önemli bir ivme kazandı. Bir diğer önemli gösterge olan istihdam rakamları göz önüne alındığında, ekonomimizin salgının etkilerini büyük ölçüde telafi ettiğini görüyoruz. Eylül ayı itibarıyla ilk defa işgücü sayımız 33 milyonu, istihdamımız ise 29 milyonu aşmıştır. 

Ağır eleştirileri manasız bulmaktayız

Biraz etrafımıza baktığımızda şunu net olarak görebiliriz. Şu an sadece Türkiye değil, gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülke negatif reel faiz uygulamaktadır. ABD eksi 5,6, Polonya eksi 5,2, Almanya eksi 4,3, Macaristan eksi 4,1, İngiltere eksi 3,9, İtalya eksi 2,9… Burada amaç, üretim, yatırım ve ihracatın canlı tutulması, istihdamın artırılması, firma ve hane halklarına likidite sağlanması. 

Bu küresel düzeyde çok açıkken buradaki ağır eleştirileri manasız bulmaktayız. 

Dalgalı kur rejimi ile piyasadaki ekonomik temellere dayanmayan fiyat hareketleri bir süre sonra piyasa açısından rasyonel bir noktada dengeye ulaşacaktır.

Spekülasyon vesayeti

Vesayeti, darbeleri, terör örgütlerini ve siyaset mühendislerini tarihin tozlu raflarına kaldıran kadrolar olarak ‘spekülasyon vesayeti’ni de yine biz ortadan kaldıracağız ve yolumuza topyekün bağımsız olarak devam edeceğiz.

Son dönemdeki fiyat artışlarının yol açtığı sıkıntıların üstesinden de yine biz geleceğiz. Nasıl olduğunu da hep beraber göreceğiz.

Kandil’i yerle bir edeceğini ifade eden ana muhalefet partisi liderinin Mehmetçiğe, Kandil’de operasyon yapma imkanı getiren tezkereye ‘Hayır’ oyu vermesi en basit ifadeyle samimiyetsizliktir.

(Basın özgürlüğü endeksi) Bu endekslerde halen karışıklık, savaş yaşanan, demokratik yönetimleri ve insan hakları uygulamaları sorgulanan, basın yönünden oldukça geride pek çok ülkenin, Türkiye’nin önünde yer almasının, objektif verilere dayanmadığı aşikar. Bu tür listelere dayanarak ülkemize basın özgürlüğü eleştirisi getirmenin doğru olmadığını düşünüyoruz.

Yargımız bağımsızdır, müdahale etmedik, etmeyeceğiz, etmemiz de mümkün değildir. 

Diğer Haberler

CEVAP VER

Yorum Yazabilirsiniz.
İsmini yazın

Sosyal Medya

0BeğenenlerBeğen
894TakipçiTakip
0AboneAbone
- Reklam -spot_img

Son Haberler