15.2 C
İstanbul
Cumartesi, Nisan 18, 2026

HAKLININ TARAFINDA

Ayhan Sefer Üstün, arşivleri hatırlattı ve sordu: Ne oldu Pelikancılar, diliniz ensenize mi kaçtı?

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ve AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’tan oluşan bir heyet, Anayasa değişikliğini görüşmek için geçtiğimiz hafta içi TBMM’de HDP’yi ziyaret etti. Bu ziyaret, muhalif basında geniş yankı buldu.

İktidar ve medyasının, hiçbir dayanak olmadan HDP’yi Altılı Masa’nın görünmeyen ortağı ilan etmesi ve karşı propagandasını bu argüman üzerinden kurması, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AK Parti ve hükümet kurmaylarının HDP ile görüşen partileri yıpratma stratejisi, hatta bu stratejiyi bir adım öteye taşıyarak muhalefetin PKK ile iş birliği içinde olduğu söylemleri son aylarda alışılagelen çıkışlar haline geldi.

Altılı Masa, faaliyetlerine başladığından bu yana; iktidar tüm sözcüleri ve elinde tuttuğu medyasıyla masaya ve HDP ile görüşme yapan partilere deyimi yerindeyse topu ve tüfeğiyle saldırıya geçti.

Liderler düzeyinde, Altılı Masa’nın HDP ile herhangi bir ilişkisi ya da masa olarak bir görüşmesi ve pazarlığı olmadığı defalarca tekrar edildiği halde, A Haber, Ülke, 24 TV, Sabah, Takvim, Türkiye, CNN Türk gibi basın yayın organları ve buralarda boy gösteren siyasetçi, gazeteci ve yazarlar aylardır süren bir algı operasyonlarını kesintisiz şekilde sürdürmeye devam etti.

Yenikapı’ya HDP davet edilmedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise gücü tekeline aldığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sonrası defaten HDP’nin PKK’nın siyasi uzantısı olduğunu ve aralarında bir fark olmadığını tekrar etti.

15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi sonrası Yenikapı’da düzenlenen Şehitler ve Demokrasi Mitingi’ne parlamentoda grubu bulunan partiler ve liderleri davet edilirken, HDP davet edilmemişti. Mitingde CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Bahçeli de konuşma yapmıştı. HDP’nin Yenikapı’ya davet edilmemesi yeni dönemin habercisi gibiydi.

4 Mart 2019: HDP’ üzerinden Millet İttifakı’na tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri öncesi 4 Mart 2019 tarihinde Zonguldak’ta yaptığı bir konuşmada, “Türkiye’de ‘Kürdistan’ diye bir bölge var mı? Şimdi bu konuşan, bölücü terör örgütünün arkasında olduğu malum partinin eş başkanı. Ne diyor? ‘Doğu’da, Güneydoğu’da oylar malum HDP’ye, batıda da AK Parti ve MHP’yi çökerteceğiz’ diyor. Bunların yanında kim var? CHP var, sözde İYİ Parti var, maalesef adı Saadet olan saadetsiz bir parti var” ifadelerini kullanmıştı.

https://www.aa.com.tr/tr/politika/cumhurbaskani-erdogan-beraberligimize-fitneyle-saldiranlar-pusuda-bekliyor/1408649

23 Nisan 2019: Erdoğan, Buldan’ı dinlemeden Genel Kurul’u terk etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel gündemle toplanan TBMM Genel Kurulu’ndan, HDP Eş Genel Başkanı Buldan’ın konuşmasını dinlemeden ayrıldı.

https://www.aa.com.tr/tr/politika/cumhurbaskani-erdogandan-hdpye-tepki/1460633

23 Haziran seçimleri öncesi Öcalan kardeşler ile ittifak

Erdoğan, Yenikapı mitingiyle birlikte sert tavır aldığı ve MHP ile beraber gittiği sistem değişikliğiyle birlikte tavrını daha da sertleştirdiği HDP’yi bu kez yine pas geçerek, 23 Nisan 2019 seçimleri öncesi doğrudan terörist başı Abdullah Öcalan ve kardeşi Osman Öcalan ile ilişki kurmayı tercih etti. Üstelik HDP’ye ve terör örgütü PKK’ya karşı sert söylemlerinden sadece birkaç ay sonra.

Anadolu Ajansı, terörist başı Öcalan’ın Kürt seçmene yönelik mektubunu Teröristbaşı Öcalan’dan HDP’ye İstanbul seçimlerinde tarafsızlık çağrısı başlığıyla verdi. Mektubu, Tunceli Munzur Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ali Kemal Özcan kamuoyuyla paylaştı.

Bu skandaldan yalnızca iki gün sonra ise daha büyük bir skandal patlak verdi. Terörist başı Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan ise devletin televizyonu TRT’ye çıkarak Kürt seçmene İmamoğlu’na destek vermeme çağrısında bulundu.

Pelikan’ın iki yüzlülüğü!

Kamuoyunda Pelikan çetesi olarak bilinen ve liderliğini TRT Yönetim Kurulu üyesi ve Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan’ın üstlendiği, eski kocası Süheyb Öğüt ile kardeşi Selman Öğüt’ün yanı sıra Cemil Barlas, PKK terör örgütüne üye olmaktan hapis yatan Kurtuluş Tayiz, Haşmet Babaoğlu, İdris Kardaş, Melih Altınok gibi isimlerden oluşan ekip, 1 Mayıs 2016’da yayınladığı isimsiz bildiriyle dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’na kurulan kumpasın ve yapılan parti içi darbenin baş aktörleri arasında yer aldılar.

Şimdi gelin, o bildiride Ayhan Sefer Üstün ve Naci Bostancı’dan oluşan AK Parti heyetinin 2016 yılı Şubat’ında dokunulmazlıkların kaldırılması için HDP’ye gerçekleştirdiği ziyareti hangi cümlelerle ele almışlar bir bakalım:

PKK’nın ortalığı kan gölüne döndürdüğü, HDP’nin terör propagandası yaptığı, canlı bomba taziyelerine gittiği dönemlerde bile HDP’ye yönelik bir tepki ortaya koymadı. Baktı ki MHP kendisini eleştirmeye başlamış, işte o zaman, şişin ve kebabın yanmaması için, “bütün dokunulmazlıkları kaldıralım” dedi. Daha kötüsü hocanın iki adamı, Naci Bostancı ve Ali Sefer Üstün, dokunulmazlık meselesini görüşmek üzere katil HDP’nin ayağına gitti. Sırrı Süreyya bu şaşkın ikiliyi ceketsiz, kravatsız, gömleksiz, basit bir kazakla karşıladı. Dayı dayı konuştu. Artistliğini yaptı, bunlar da Sırrı’ya hürmetlerini arz edip gittiler.

Bu alçak ve iftiralarla dolu bildiriden sadece 1 ay önce Hilal Kaplan’ın A Haber’de ‘Anlamaya çalışıyorum’ başlığıyla kaleme aldığı yazıda aynı konuya değindiği ve şu satırlara yer verildiği görülüyor:

“Ak Parti’yi temsilen Naci Bostancı ve Ayhan Sefer Üstün’ün son anda HDP ile de görüşmeye gönderilmesi ve Sırrı Süreyya Önder’in bir ceket bile giymeden onları karşıladığı görüntüsünü vermek ne kadar doğruydu? Daha da önemlisi gerekli miydi? Ak Parti, bu düzenlemeyi pekâlâ MHP ve CHP’nin oyları ile de geçirebilirdi.”

https://www.ahaber.com.tr/yazarlar/hilal-kaplan/2016/03/28/anlamaya-calisiyorum

Şimdilerin Asena’sı, çözüm sürecinin Hewal’i Hilal

Her dönemin kadını Hilal’in AK Parti’nin MHP ile ittifakı sonrası aniden Asenalığa evirilişi onu tanıyanlar için sürpriz olmasa da bir dönemki paylaşımları ise ‘bu kadar da olmaz’ dedirten cinsten.

Şimdilerde PKK’ya düşman HDP’ye karşıymış gibi davranan Hilal Kaplan’ın 2010’larda yaptığı bazı paylaşımlara göz atalım;

Şimdilerde ‘asena’ kesilen, ‘Bozkurtlar ulusun, Tanrı Türk’ü korusun’ kıvamına gelen Hilal Kaplan, elbette AK Parti’nin geçtiğimiz hafta bakan düzeyinde gerçekleştirdiği ziyarete tek laf etmedi. Etmesi de beklenmiyor.

O dönemde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün’ü hedef alarak Davutoğlu’na yapılan operasyonun bir parçası olan Hilal Kaplan bugünlerde ‘dut yemiş bülbül’ misali.

Biz de SonSöz Medya olarak şu anda Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Ayhan Sefer Üstün’e bu suskunluğu sorduk.

Ayhan Sefer Üstün: Ne oldu diliniz ensenize mi kaçtı?

Konuya ilişkin düşüncelerini SonSöz Medya’ya aktaran Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, “2016 Şubat’ında HDP’ye gerçekleştirilen rutin ziyaretimiz, Pelikan denilen alçak darbe bildirisine malzeme edilen zorlama çıkarımlardan birisiydi. Üstelik o gün bakan düzeyinde bir temas da kurulmamıştı. Şimdi buradan Hilal Kaplan başta olmak üzere Pelikan adlı alçak yapılanmanın üyelerine soruyorum: AK Parti’nin son HDP ziyaretinden sonra niye suskunsunuz? Ne oldu diliniz ensenize mi kaçtı?” diye sordu.

Bunlar gazeteci kılığında kumpasçılardır

Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu’nun aleyhinde yazılan bu yazıların ve bildirinin yukarıdan destek alınmadan yazılamayacağının altını çizen Üstün, “O gün Erdoğan’a ihanet ediliyor diyenlerin bugün ağzından, bakan düzeyindeki bu ziyaretle ilgili tek kelime duyamadık. Bunlar gazeteci kılığına girmiş kumpasçılardır. Zamanı geldiğinde de hukuk çerçevesinde hesabı sorulacaktır” dedi.

Sırrı Süreyya Önder ile yapılan görüşmenin spontane geliştiğini ve o ziyaretin TBMM’nin çalışmadığı bir güne denk geldiğini belirten Üstün, “Sırrı beyin üzerinde kazak olması ziyaretin ani gelişmesiyle ilgili bir durum. Kendisi ‘kıyafetimin kusuruna bakmayın’ diye bize randevu öncesinde bilgi vermişti” diye konuştu.

Erdoğan, rahmetli Demirel’i mezarında ters döndürdü

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın HDP=PKK şeklinde sık sık tekrarladığı çıkışları hatırlatan Üstün, “HDP’ye selam verenleri teröristlikle suçluyordu. Şimdi ise HDP’ye en üst seviyede heyet göndermiş. Sayın Erdoğan sabah söylediğini öğlen tekzip ediyor, akşam başka bir şey söylüyor. Bu kadar tutarsızlık ve ilkesizlik Sayın Erdoğan’a yakışmıyor. Rahmetli Demirel, bir keresinde ‘Siyasette dün dündür. Bugün bugündür” demişti. Erdoğan’ı görüp mezarında ters dönmüştür. Bakan Bozdağ’ın ve AK Parti heyetinin verdiği bu fotoğraftan sonra artık kimseye söz söyleme hakkı olamaz” değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan’a güvenip iş yapmayın, hukukun içinde kalın

HDP’yi kapatma davasına ilişkin olarak AYM (Anayasa Mahkemesi) hakimlerine de seslenen Üstün, şunları söyledi:

“Erdoğan’a güvenip hareket etmeyin. AYM’yi bir partinin ve Erdoğan’ın ve Bahçeli’nin siyasi manevralarına alet etmeyin. Hukukun içinde kalarak karar verin. Sayın Erdoğan bir gün gayrımeşru ilan ettiğiyle ertesi gün masaya oturabilir. Bunu hiçbir zaman göz ardı etmeyin.”

Diğer Haberler

CEVAP VER

Yorum Yazabilirsiniz.
İsmini yazın

Sosyal Medya

0BeğenenlerBeğen
894TakipçiTakip
0AboneAbone
- Reklam -spot_img

Son Haberler