12.4 C
İstanbul
Cuma, Nisan 17, 2026

HAKLININ TARAFINDA

Altan Tan: Ümit Özdağ, Davutoğlu’nu korkaklıkla suçlayacağına kendi cesur olsun

HDP eski milletvekili Altan Tan, Independent Türkçe'de kaleme aldığı köşesinde çarpıcı değerlendirmelere imza attı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı dönemine ilişkin yaptığı açıklamalar gündemdeki sıcaklığını korurken, Gelecek Partisi liderinin Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile yaşadığı gerilim de haberlere konu olmaya devam ediyor.

HDP’li eski vekil Altan Tan, Independent Türkçe’de bugünkü köşesinde gerek 7 Haziran – 1 Kasım arasındaki süreci gerekse Özdağ’ın Davutoğlu’na yönelik ithamlarını yorumladı.

“Özdağ, Sayın Davutoğlu’nu korkaklıkla suçlayacağına kendi cesur olsun” diyen Tan, yazısında şu ifadelere yer verdi:


Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’na görevde bulunduğu 2015 7 Haziran seçimleri ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasındaki dönemde bildiklerini ve şahit olduklarını korkmadan açıklama çağrısında bulundu.

Aslında bu dönemle ilgili Ahmet Davutoğlu da “Olan bitenler açıklanırsa birileri sokağa çıkamaz” demiş ve sonrasında ise sözlerini tevil ederek kast ettiğinin ‘algılanan’ şeyler olmadığını söylemişti.

Sis, duman arasında göz gözü görmüyor! Ortada her türlü spekülasyona açık bir sonuç var ki o da şu; 7 Haziran 2015’te meclis çoğunluğunu kaybeden ve iktidardan düşen AK Parti 4,5 ay sonra yüzde 49 oyla ve ezici çoğunlukla tek başına iktidara geldi. Öcalan’ın “Erdoğan’ın başkanlığını destekleyebiliriz” demesine rağmen; “Seni başkan yaptırmayacağız!” diyenler meydan okuduklarını ‘imparator’ yaptı!

Ümit Özdağ, bir şeyler biliyor ki ‘mırın kırın’ ediyor! Karşı atak olarak hemen hakkında özel hayatı ile ilgili kaset olduğu iddiaları ileri sürülerek susturulmak istendi. Özdağ, “Bu iddiaların hepsi yalan! Hodri meydan!” diyeceğine “Ben bekar adamım!” gibi her tarafa çekilebilecek bir cevap verdi. Anla anlayabilirsen!

Tan, 7 Haziran – 1 Kasım arası sürece ilişkin olarak da köşesinde şunları yazdı:

7 Haziran 2015 ile 1 Kasım2015 tarihleri arasında yaşananlar Türkiye siyasi tarihinin en ilginç, karanlık ve sırlarla dolu dönemi. Bildiğiniz gibi 7 Haziran 2015 seçimlerinde AK Parti tek başına hükümeti kurabilecek sayıya ulaşamadı, meclisteki çoğunluğunu kaybetti ve hükümet düştü. HDP büyük bir sıçrama yaparak yüzde 13,1 oyla 80 milletvekili kazandı ve koalisyon görüşmeleri başladı. 45 günlük sürede hükümet kurulamayınca da tekrar seçim kararı alındı. Bu 45 günde ’45 yıllık’ olaylar oldu! Birçok sorunun cevabı sis ve dumanlar arasında kayboldu! Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu, CHP ile koalisyon kurmak istemesine rağmen hükümet niye kurulamadı?

Milletvekilleri daha doğru düzgün koltuklarına bile oturmamış ve 80 milletvekili ile 102 belediye başkanlığı HDP’de iken PKK 14 Temmuz’da niye ‘Devrimci halk savaşı’ ilan ederek şehirlerin en merkezi yerlerinde hendekler kazmaya başladı?

Niye aklı başında hiç bir Kürt siyasetçi açıkça ve alenen deklare ederek (kapalı kapılar ardında konuşan ucuz kahramanları! saymazsak) mütevazi olmayacağım ben hariç olan bitenlere karşı çıkmadı/çıkamadı?

‘Türkiye Suriye’ye müdahale ederek karıştırdı. Siz de Türkiye’yi karıştırın ve bunun karşılığında yeniden şekillenecek Suriye’de bir statü sahibi olun’ diyerek Kandil’i ikna ettiğini iddia ediyor.

Daha da vahim iddialarla bir kesim ise Hendekler, Ankara ve Suruç’taki patlamalarının Ankara’daki derinlerin işi olduğunu ileri sürüyor.

PKK’den yıllarca önce ayrılan önemli isimlerden Selim Çürükkaya, YouToube’dan yaptığı açıklamalarda Hendek kazılma talimatının ‘derinlerin’ devreye girmesi ile bizzat Öcalan tarafından Kandil’e bir HDP milletvekili aracılığı ile iletildiğini ve bu milletvekilinin Diyarbakır 7. Kolordu Komutanı’nın odasından operasyonları takip ettiğini söylüyor ve ithamın muhatapları da dahil hiç kimse bu topa girmiyor!

Diğer Haberler

CEVAP VER

Yorum Yazabilirsiniz.
İsmini yazın

Sosyal Medya

0BeğenenlerBeğen
894TakipçiTakip
0AboneAbone
- Reklam -spot_img

Son Haberler