Geçtiğimiz ay kamuoyuna yansıyan seçim kanunundaki değişikliğe ilişkin maddeler arasında şu ana kadar üzerinde pek durulmayan bir düzenleme tartışmaları da beraberinde getireceğe benziyor.
23 Haziran 2019’da yenileme yoluna gidilen İstanbul seçimlerinin ardından sandık güvenliğine ilişkin soru işaretleri artarken, AK Parti’nin önümüzdeki ay Meclis’e sunması beklenen kanun teklifindeki ‘en kıdemli hakim’ kuralının esnetilmesi beraberinde endişe uyandırdı.
Şubat ayı sonlarına doğru TBMM’ye gelmesi beklenen seçim mevzuatındaki değişikliği öngören kanun teklifinde gözden kaçan bir detay muhalefet kulislerinde endişeyle karşılandı.
“En kıdemli hakim kuralında” neden değişiklik yapılıyor?
Mevcut düzenlemede il-ilçe seçim kurulu başkanları kural olarak o ildeki en kıdemli hakim oluyor. AK Partili kaynaklar, bu görevi yapmak istemeyen kişiler olabildiğine dikkat çekerek bir esneklik sağlamayı düşündüklerini söyledi. Buna göre en kıdemli hakim yerine birinci sınıfa ayrılmış en kıdemli hakimler arasında bir tercih imkanı yaratılacak. Bu da il ve ilçelerdeki hakimin ‘atama’ yoluyla belirlenmesinin önünü açacak.
Bu düzenlemeye göre; ilçe seçim kurulunda YSK tarafından görevlendirilmiş hakimin belirlenmesi noktasında ilçedeki birinci sınıf hakimler arasında tercih olanağı sunuyor.
MHP ile baraj uzlaşması
AK Partili kaynaklardan edinilen bilgiye göre, teklifin en önemli maddesi olan yüzde 10’luk seçim barajının yüzde 7’ye düşürülmesi olacak. Kamuoyuna yüzde 5 olarak yansıyan seçim barajının çalışma kapsamında neden yüzde 7 olarak açıklanmasına ilişkin, “Cumhurbaşkanlığı sisteminde ittifak imkanı nedeniyle baraj sıfır zaten. Cumhurbaşkanı yüzde 7 ile ilgili bir beyanda bulunduktan sonra ittifak ortağımız da onay verdi. Bunun üzerine ne söz söylenebilir” açıklaması yapıldı.
Seçime girme şartı için grup kurma şartı kalkıyor
Siyasi partilerin seçime girme yeterliliği kazanması için 81 ilin yarısından fazla kentte teşkilat kurması ve büyük kongresini yapmış olması ya da Meclis’te 20 milletvekilinden oluşan bir grup kurması şartı bulunuyor.
Çalışma kapsamında “seçime girme yeterliliğinde grup kurma” şartı kaldırılacak. Buna iki gerekçe sunuluyor. Birinci gerekçeye göre partiler örgütlü yapılar. Bu nedenle de seçimde halka gidilirken ülke genelinde örgütlü olunması esas alınmalı. İkinci gerekçeye göre de Meclis’te grup olma şartı seçime katılma yeterliliğinden çıkarıldığında seçime giderken ortaya çıkan, siyasete müdahale olarak değerlendirilen milletvekillerinin parti değiştirmelerinin de önüne geçilmiş olacak. Gazete Duvar’a konuşan AK Partili yetkili, “Seçime girme yeterliliğinde grup kurma şartını kaldırıyoruz. Kimse bu tür atraksiyonlara girmeyecek, örgütlü olmak esas olacak” açıklaması yaptı.
Grup kurma sayısı sabit
Çalışma kapsamında Meclis’te grup kurmak için gerekli olan 20 milletvekili sayısının, toplam milletvekili sayısı 550’den 600’e çıktığı için arttırılabileceği de gündeme gelmişti. Ancak bu konuda bir değişiklik de öngörülmediği öğrenildi.
Transfer hükmünü yitirecek
Seçim mevzuatı kapsamında siyasi partiler arasında milletvekili geçişine de yasak getirilmesi ya da bu geçiş döneminde süre konulması gerektiği konuşuldu. Ancak yürütülen çalışmada bu kapsamda bir değişikliğin de gündeme gelmeyeceği öğrenildi. Bu kararla ilgili, “Kimin hangi partiye gideceğine yasak koymak olmaz, gidiyorsa hükmü millet versin” değerlendirmesi dikkat çekti. Ayrıca siyasi partilerin seçime girme yeterliliği elde etmede grup şartının kalkması ile olası milletvekili transferlerinin de işlevsiz kalacağına dikkat çekildi.


