9 Eylül 1923 yılında Halk Fırkası adı ile Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan, 10 Kasım 1924 yılında başına Cumhuriyet kelimesini, 1935 yılına geldiğimizde “Fırka” kelimesini Parti ile değiştirerek Cumhuriyet Halk Partisi ismi ile, Cumhuriyetin ilanından 1950 yılına kadar ülkemizi kesintisiz en uzun yöneten ve siyasi yaşamımızda hep var olan tek partidir.
Bu varoluş hali sebebi ile nerdeyse siyasi bir doğurganlık vazifesi görerek başta uzun süre iktidarı kendi elinden alan Demokrat Parti’yi.
1980 yılında oluşan ihtilal nedeni ile kapatılmasına rağmen mevcudiyetini SHP olarak devam ettirip kendi içinden çıkan Sn. Bülent Ecevit’in Demokratik Sol Partisi’ni.
Bunun yanı sıra şu anda tarihin tozlu sayfalarında yer alan farklı partilerin çıkmasına olanak sağlayan bir yapıya sahip olması açısından ilginç bir öneme sahiptir.
Sn. Tayyip Erdoğan liderliğinde demokrasi tarihimizin kesintisiz ikinci en uzun iktidarı yaşayan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin varoluş mücadelesinde yine en büyük destek Dönemin Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olan Sn. Deniz Baykal’dan gelmiştir.
Sn. Meral Akşener’in kurduğu İYİ Parti 24 Haziran 2018 seçimlerine girmek konusunda sıkıntı yaşama ihtimaline karşılık Yine Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi 15 milletvekilinin İYİ Parti’ye katılmasını sağlamış, bu sayede oluşacak olumsuzluk bertaraf edilmiştir.
Farklı zaman dilimlerinde oluşan bu olayları irdelediğimizde Tek parti anlayışının sona ermesi ile beraber Cumhuriyet Halk partisinin kadrolarının demokratikleşme konusunda elini taşının altına koyma zamanı geldiğinde imtina etmediğini ve mümkün olduğunca sorumluluk aldığını görmemek haksızca nitelenebilir.
Bu tespitimizin sağlamasını içinde olduğumuz günlerde Sn. Ahmet Davutoğlu tarafından yeni kurulan Gelecek Partisi nezdinde pek ala değerlendirebiliriz.
Öncelikle muhafazakâr kentli seçmeni hedef alan, ardından oluşan teveccühle tüm toplumu kucaklamayı, bunun sonucunda oluşacak toplumsal barış ile derin fay hatlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen bir parti kimliğine sahip olan Gelecek Partisi.
Farklı kesimlerdeki özgürlükçü demokrat hassasiyete sahip bireyler ile önce genel merkezde sonrasında tüm ile ve ilçelerde ilerici, çağdaş ve birlik ilkelerini koruyarak örgütlenmiş, Türk siyasi tarihinde uzun yıllar var olmayı hedeflemiştir.
Demokrat olmak siyasi zemini ve içinde bulunan koşuları iyi değerlendirmeyi gerekli kılar.
Yine demokrat olmak kişilerin hak ve özgürlükler konusunda baskı yapılmamayı öngörür ki, Gelecek Partisi’nin kadroları milletvekilliği aday adaylığı sürecinde herhangi bir olumsuz baskıya uğramadan ilçelerden illere, illerden genel merkeze kadar tüm birimlerde aday adayı olabilmişler çoğulcu demokrasinin varlığını hissedebilmişlerdi.
Yine çoğulcu demokrasinin bir sonucu olarak ortak karar alma ilkesinin gereğini işleten Gelecek Partisi yönetimi istişare geleneğini işleterek ve tüm il başkanlarının görüşlerini ve de onaylarını alarak seçim sathına girdiğimiz bu süreçte yürünecek yol haritasını tam bir mutabakat ile ortak belirlemiştir.
Gelecek partisine gönül veren ilçe-il ve merkez kadroları kuruluşundan bugüne kadar fedakârca yeni kurulan partilerini ayakta tutmak için oluşan her türlü sıkıntıya gelecek olan güzel günlere olan inançları sayesinde göğüs germişler ve bu konuda Sn. Ahmet Davutoğlu’na güvenmişlerdir.
Siyaset sahnesinde yer alan her parti süreç içinde iktidar olmayı hedefler. Ancak bilinmesi gereken bir nokta vardır ki halkın teveccühünün kısa zaman diliminde oluşması ancak farklı olayların sonucu mümkün olur ki sık rastlanan bir durum değildir.
Normal şartlar altında partiler ancak ortak siyasi mühendisliklerle büyür ki yukarda verdiğimiz örneklerde görüleceği üzere Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu duruma katkısı oldukça önemlidir.
Katkısı önemlidir çünkü çoğulcu demokrasinin ülkelerin gelişiminin üstündeki etkisini tarihsel süreç içinde hatası ile sevabı ile deneyimlemiş, Cumhuriyetimizin kuruluşundan beri varlığı sayesinde köklü bir kurumsal yapıya bürünerek hak ve özgürlüklerin tehlikeye girdiği anlarda kanatlarını açarak gelişimine katkıda bulunmayı seçmiştir.
Bugün çok konuşulan milletvekili aday listelerinde Cumhuriyet Halk Partisinin gösterdiği olgunluk her ne kadar ufak oy oranları için verilen taviz şeklinde küçültülmeye çalışılsa da aslında tarihsel sürecin getirdiği sorumluluğun bir payıdır.
Bu tarihsel süreç her ne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin aleyhine sonuçlanır gibi gözükse de önemli olan demokrasimizin bu aşamalardan geçerek öğrenmesi ders çıkarması ve gelecek günlerde daha doğru kararlar alınması için gerekli aşamalardır.
Uzlaşı kültürüne sahip olan kadroların ortaya çıkardığı bu birliktelik parti kimliği bakılmaksızın ortak bir hedef için alınan kararların sonucu oluşmuştur.
Oluşan bu kararlarda partilerin tüm birimlerin onayı ve sorumluluğu bulunmaktadır. İşte bu onay ve sorumluluğun getirdiği şart bu konu ile ilgili oluşan polemikleri topyekûn ortadan kaldırıp hedefe kitlenip çok çalışmayı gerektirir.


