Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından başlıklar şöyle:
Eskiden Bakanlar Kurulu bütçeyi sevk ederdi. Başbakan kendi bütçesini büyük bir özgüvenli bir şekilde anlatırdı.
Mehmet Uçum tek kişilik hükümet diyor. Tek kişilik hükümetse buraya gelecek onuruyla kendi bütçesinin arkasında duracak..
Parayı harcayan irade buraya gelmiyor. Parayı harcayan irade gelmeyince hangi bütçeyi konuşacağız. Çıkın sokağa tam tersi bir tablo var. Sarayda oturan kişi halkın derdini bilemez.
Seçilen bir cumhurbaşkanının parlamentoya gelip kendi bütçesini savunmamasını her şeyden önce parlamentoya saygısızlıktır. Halk seni seçtiyse ve parayı verdiyse geleceksiniz burada kendi bütçenizi savunacaksınız.
Meclis’in açılış gününde Erdoğan geldi. Hiç kimsenin konuşmadığı ortamda gelip konuşmak istiyor. Birimiz kalkıp konuşunca buraya gelmiyor. Çünkü Erdoğan eski Erdoğan değil ve eleştirilere tahammül edemiyor, doğruları duymak istemiyor.
Bakanları da saygı duymuyor hepsi atandı. Soru önergelerimize yanıt vermiyorlar. 701 soru önergesine cevap verilmemiş. Ne demek bu? Sayın Başkan size de söylüyorum, ‘Ben milletvekilini takmam, kim oluyor, beni Cumhurbaşkanı atadı, ben istediğim soruya cevap veririm, istediğime vermem’ diyor. Siz bu tabloya evet diyorsanız TBMM’nin saygınlığına gölge düşürüyorsunuz demektir. Milletvekillerinin sorularına neden cevap vermiyorsunuz demeniz lazım.
Hadi Başkan diyemez onu da gayet iyi biliyorum. Çünkü başkanı başkan yapan aynı irade. Ben nasıl seçtiğinizi, sizin de nasıl milletvekili seçildiğinizi de biliyorum.
Bu bütçe ilkelerden yola çıkarak hazırlanması gereken bir bütçe. Beni dikkatle dinlerseniz anlatacağım size, çocuk ağlamayın, bağırmayın. Bana itiraz ediyorsan gel kürsüye.
Bütçeyi parlamento yapar ama bir şey daha yapar, kabul ettiği bütçenin yasalara uygun olarak harcanıp harcanmadığını da denetler. Denetimi de Sayıştay aracılığıyla yapar. Ben söylemiyorum, Anayasa söylüyor. Sayıştay denetledi. Özellikle atananlara sormak istiyorum. Sayıştay, 315 kamu kurumunun faaliyet raporuna baktı. 17 kurumun faaliyet raporu hiç yayımlanmadı.
Ne demektir? 17 kurumu yöneten kişiler diyor ki bırakın ya ne demek Sayıştay… Siz bunu içinize sindiriyorsunuz, zaten sorun buradan başlıyor. 32 kurum faaliyet raporu hakkında kullanılan kaynakları Sayıştay’a bilgi vermiyor.
Niye gerçekleri anlatıyorsunuz diye beni suçluyorsunuz. İnsanda biraz vicdan olur ya. Siz bunları sorguladığınız anda ülkeye demokrasi gelir. Biz değil, biz zaten sorguluyoruz. Siz bunları sorguladığınızda Türkiye’de yolsuzluklar bitmiş olur. Bunları sorgulamıyorsunuz. Sorgulamamak iradeyi ipotek vermek demektir. Bu korkuyla devlet yönetilmez.
Hakaret değil, gerçeği söylüyorum. Kul hakkına riayet edeceksin! KÖİ yapıyorsunuz, uyuşturucu baronlarını da size tek tek anlatacağım. KÖİ’lere dolar, Euro garantisi veriyorsunuz. Dünyada enflasyon var diyorlar da getirip bizim milletin sırtına yıkıyorsunuz siz. Mevzuata göre kamu kurumlarının yükümlülüklerini yayımlamaları lazım. Hiçbiri yayımlamıyor. Keşke Başkan izin verse de tek tek her birinizin sorusuna cevap verebilsem. Suç işleniyor…
Siz MHP ile beraber getirdiniz. Önce uygulamayı yapıyorlar, bakıyorlar ki kanun gerek, kanun getiriyorlar Meclis’e. Borçlandılar…
KKM, 20 Aralık akşamı başladı. 20 Ocak’ta da kanun buraya geldi. Anayasaya’da vergi kanunla konulur, kanunla kaldırılır der. Bu ne demektir? Ben Meclis’e ne zaman istesem kanun getiririm benim askerlerim kabul eder, demektir.
Devlet harcamaları keyfi yapılmaz. Devlet dediğiniz kurum liyakatle yönetilir. Devlet, bir kişinin iradesi ile yönetilmez. Devletin temeli hukuk ilkeleri üzerine kurulur.Harcıhah kanununun milli güvenle ne ilgisi var. Nasıl harcıyorlar bu parayı? Sayın başkan 100 lira alacak. Milletvekilleri 92 lira alıyorsunuz. Saray’da çalışanlar kaç lira alıyorlar. Bilmiyorsunuz, ben de bilmiyorum. Niye onlar buna tabi değil? Onları harcıhahları daha yüksek. Niye bu kanunlar uygulanmaz.
Eğer bir ülkede sarayda çalıştığı için ayrıcalıkluı muamele görüyorsa sorunumuz var demektir.
İkili bir yapı oluştu ülkede. Artık iki Türkiye var. Biri saray ve şürekasının, beşli çetelerin yaşadığı Türkiye. O Türkiye’de her şey var. Masalar dolup taşıyor. Ejder meyvele smootieler var. Evlatların vakıfları var. Evlatlar birbirlerine çekirdek yollar gibi para gönderiyorlar. Man Adası çil çil paraları var. Bu Türkiye, diğer Türkiye’nin 481 milyarını hortumlamış durumda. O paranın bir kısmıyla inşa ettikleri sistemi ayakta tutabilmek için etrafa atanmışları dizmiş durumdalar. Troll orduları var. Trajik Türkiye’de yaşam mücadelesi var.
Pudracılar var, baronlar var. Bu düzenin yarattığı ikinci Türkiye var. Bu Türkiye’de yaşam mücadelesi var, milyonlarca yoksul hatta aç insanlar var. Borçlarını ödeyemediği için intihar edenler var.
Futbol üzerinden anlatıyorım. Ronaldo ve Messi Türkiye için oynayacaklar. Birinci Türkiye’nin ikinci Türkiye’yi sadakaya bağlama programını yırtıp atacaklar.Arkadaşlar niye ağlıyorsunuz, bu ağlamanız ne zaman bitecek sizin? Karşımızda amatörler var. Baronlara geliyorum, dostlarınız olan baronlara geliyorum. 7 kanun çıkardınız. Ben iradenizi ipotek ettiniz derken boşuna demiyorum. Çıkardığınızı 7 kanunu 5 kez uzattınız.
Uyuşturucu kaçakçılarının paralarını getirin Türkiye’ye ne yaparsanız yapın dediniz.
MASAK’a da geleceğim, sen devleti tanımazsın. Halkıma sesleniyorum. Kara para konusunu anlatacağım. Çok açık konuşacağım. Din iman için oy veriyorum diyen vatandaşım da dinlesin. Dünyanın en aşağılık insanları uyuşturucu kaçakçılarıdır. Uyuşturucu insan onurunu yok eder. Uyuşturucu baronları öldürerek zenginleşirler. Dünya bunlarla mücadele etmek için ne yaptı?
Kazandıkları parayı sisteme sokmaları lazım. Bankaya yasal dayanağınız yoksa yatıramazsınız, başınız belaya girer. Bu baronların milyonlarca doları depolamaları lazım. Hadi depoyu buldun, ama bu para bir şey satın almana yaramıyorsa işine yaramaz. Vergi de almadınız, konudam haberleri bile yok, hayret ediyorum ya. Sisteme sokmadığı sürece baron paranın faydasını görmez.
Saray ve şurekası ülkeyi batırınca, cari açık patlayınca, para peşinde koştu. Düzgün kimse yatırım yapmayınca kapkaranlık bir şeye izin verdiler. Yeni bir yasa çıkardılar. Paranın nereden geldiğini kimse sormayacak. Parayı getir nasıl getirirsen getir.
Akşam eve gidince evlatlarınızı sorun, ben bu kanun için elimi kaldırdım deyin. Türkiye’yi kirli paranın çamaşırhanesi haline getirdiler.”


